Metindeki bir Yargıtay kararında (13. HD, 2011/14923 E.), davacı belediyenin Tüketici Kanunu kapsamında olmadığı belirtilmiştir. Bu karardan yola çıkarak, 'kamu tüzel kişilerinin' (belediye, üniversite, bakanlık vb.) tüketici sayılıp sayılamayacağını, alımın niteliğine göre (örneğin, personel lojmanı için mobilya alımı ile hizmet binası için demir alımı) örneklerle tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30139

Kamu tüzel kişileri, kural olarak 'mesleki veya kamusal amaçlarla' hareket ettikleri için tüketici sayılmazlar. Ancak, alımın niteliğine göre istisnai olarak tüketici sayılabilecekleri durumlar olabilir. Ayrım, alımın 'kamusal/mesleki faaliyetle' doğrudan ilgili olup olmamasında yatar. 1) Tüketici Sayılmayacağı Durum (Mesleki Amaç): Belediyenin, yol yapım işinde kullanmak üzere 'demir' veya 'asfalt' alması, doğrudan kamusal görevinin ifasıyla ilgilidir ve mesleki bir alımdır. Bu işlemde belediye tüketici değildir. Bir üniversitenin, eğitim faaliyetleri için laboratuvar malzemesi alması da mesleki bir alımdır. 2) Tüketici Sayılabileceği Durum (Mesleki Olmayan Amaç): Belediyenin, personelinin kullanımı için tahsis ettiği bir lojmanın tefrişi için 'mobilya' veya 'beyaz eşya' alması, doğrudan kamusal hizmetin ifasıyla ilgili değildir. Bu, personelin özel yaşam alanına yönelik, nihai tüketime daha yakın bir alımdır. Bu durumda belediyenin, o işlem özelinde 'mesleki olmayan bir amaçla' hareket ettiği ve tüketici sayılabileceği savunulabilir. Yargıtay'ın genel eğilimi, kamu tüzel kişilerinin eylemlerini geniş yorumlayarak mesleki faaliyet kapsamında görme yönünde olsa da, alımın nihai tüketim niteliği taşıdığı ve kamusal faaliyetle doğrudan ilgisinin zayıf olduğu durumlarda tüketici sayılabilecekleri doktrinde kabul edilmektedir.