Metindeki bir Yargıtay kararında (18. CD, 2016/323 E.), sanığın Nahçıvan vatandaşı olan kişileri, yine kendi ülkeleri olan Nahçıvan'a götürmek için anlaşması eyleminin göçmen kaçakçılığı suçunu oluşturmadığı belirtilmiştir. Bu kararı, TCK m. 79/1-b'deki 'Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlayan' ifadesiyle birlikte değerlendiriniz. Bu ifade, kişinin kendi ülkesine çıkışını da kapsar mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30137

Bu ifade, kişinin kendi ülkesine çıkışını kapsamaz. Yargıtay kararının temel mantığı, göçmen kaçakçılığı suçunun ruhunda yatan 'bir devletin egemenlik alanına yasadışı giriş/çıkışları kontrol etme hakkının ihlali' ve 'kişinin vatandaşı olmadığı bir ülkedeki statüsü'dür. TCK m. 79/1-b'deki 'yurt dışına çıkmasına imkan sağlama' ifadesi, Türkiye'den başka bir ülkeye yasadışı çıkışı ifade eder. Ancak bu çıkışın da yine bir 'göçmenlik' bağlamında, yani kişinin vatandaşı olmadığı veya yasal olarak bulunma hakkına sahip olmadığı bir üçüncü ülkeye gitmesi şeklinde anlaşılması gerekir. Bir kişinin, kendi vatandaşı olduğu ülkeye (örnekte Nahçıvan'a) gitmesi, temel bir haktır. Bu eylem, uluslararası hukukun 'göçmen' tanımına girmez. Yargıtay, kanundaki 'yabancının yurt dışına çıkması' ifadesini, 'yabancının, vatandaşı olduğu ülke dışındaki bir ülkeye çıkması' olarak dar yorumlamaktadır. Dolayısıyla, bir kişiye kendi ülkesine dönmesi için yardım etmek, bu suçun tipik unsurlarını oluşturmaz. Eylem, maddi menfaat karşılığı yapılsa bile, suçun konusu (mağdur/göçmen) oluşmadığı için TCK m. 79 kapsamında cezalandırılamaz.