Bir yağma suçunda, failin TCK m. 150/2 uyarınca 'malın değerinin azlığı' indiriminden yararlanabilmesi için, bu değer azlığının 'objektif' mi yoksa 'sübjektif' mi (mağdur açısından) olması gerekir? Örneğin, mağdur için büyük manevi değeri olan ancak maddi değeri çok düşük (örneğin, 10 TL'lik bir fotoğraf) bir eşyanın yağmalanması durumunda bu indirim uygulanabilir mi?
TCK m. 150/2'deki 'değer azlığı' kriteri, kural olarak 'objektif' bir kritere, yani malın piyasadaki rayiç bedeline göre belirlenir. Malın mağdur için taşıdığı sübjektif, manevi değer bu indirimin uygulanmasında birincil kriter değildir. Ceza hukuku, genellikle malvarlığına ilişkin suçlarda objektif ve ölçülebilir değerleri esas alır. Ancak, hâkimin takdir yetkisi bu noktada devreye girer. Hâkim, indirimi uygulayıp uygulamamaya karar verirken, olayın bütününü ve haksızlığın ağırlığını değerlendirir. Mağdur için büyük manevi değeri olan bir eşyanın yağmalanması, suçun mağdur üzerindeki etkisini ve yarattığı manevi zararı artırır. Bu durum, malın maddi değeri çok düşük olsa bile, hâkimin 'olayın haksızlık içeriği azalmamıştır' diyerek, takdiren bu indirimi uygulamamasına gerekçe olabilir. Yani, değerin tespiti objektif yapılır, ancak bu objektif tespite rağmen indirimin uygulanıp uygulanmayacağı, olayın sübjektif unsurlarını da içeren bütüncül bir takdirle belirlenir. Kısacası, hâkim manevi değeri yüksek ama maddi değeri düşük bir malın yağmalanmasında, indirimi uygulamamayı tercih edebilir.