Metinde, 5237 sayılı TCK m. 301'in, 765 sayılı eski TCK m. 159'daki 'tahkir ve tezyif etmek' kavramı yerine 'aşağılama' ibaresini kullandığı belirtilmiştir. Bu kavram değişikliğinin, suçun yorumlanması ve uygulanması açısından pratik bir fark yaratıp yaratmadığını, her iki kavramın anlamlarını da dikkate alarak tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30132

Bu kavram değişikliği, dogmatik olarak önemli bir fark yaratmamakla birlikte, kanun dilinin sadeleştirilmesi ve modernleştirilmesi amacını taşır. 'Tahkir ve tezyif etmek', Arapça kökenli eski hukuk terimleridir ve anlamları sırasıyla 'hakaret etmek, onurunu kırmak' ve 'küçültmek, alay etmek, değersizleştirmek'tir. 'Aşağılama' kelimesi ise, bu iki kavramın anlamını da içinde barındıran, daha modern ve anlaşılır bir Türkçe kelimedir. Metindeki tanımda da 'aşağılama'nın, 'hor görme, küçük düşürme, alçaltma, değersizleştirme, tahkir ve tezyif etme' olduğu belirtilerek, esasen eski kavramların anlam alanını kapsadığı kabul edilmiştir. Dolayısıyla, bu değişiklik suçun unsurlarında veya sınırlarında köklü bir değişikliğe yol açmamıştır. Yargı kararları, eski TCK dönemindeki 'tahkir ve tezyif' içtihatlarını, yeni TCK'daki 'aşağılama' kavramı için de büyük ölçüde referans olarak kullanmaya devam etmektedir. Değişikliğin en önemli pratik sonucu, kanun metninin vatandaşlar ve hukukçular tarafından daha kolay anlaşılmasını sağlamasıdır. Ancak suçun sınırlarının belirsizliği ve ifade özgürlüğü ile olan gerilimi, bu kavram değişikliğinden sonra da devam etmiştir.