Metinde, ticari davalarda ve tüketici davalarında dava açılmadan önce 'arabulucuya başvurulmasının' bir 'dava şartı' olduğu belirtilmektedir. 'Dava şartı arabuluculuk' ne anlama gelmektedir? Bir alıcı, galeriden aldığı ayıplı araç için doğrudan Tüketici Mahkemesi'nde dava açarsa, mahkeme nasıl bir karar vermelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30126

'Dava şartı arabuluculuk', kanunda belirtilen bazı uyuşmazlık türleri için, dava açılmadan önce tarafların bir arabulucuya başvurarak uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışmalarının zorunlu hale getirilmesidir. Bu yola başvurulmadan dava açılırsa, bu durum bir 'dava şartı eksikliği' olarak kabul edilir. Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamazsa, o zaman dava açma hakkı doğar. Bir alıcı, galeriden aldığı ayıplı araç için (bu bir tüketici uyuşmazlığıdır ve dava şartı arabuluculuk kapsamındadır) doğrudan Tüketici Mahkemesi'nde dava açarsa, mahkeme davayı esastan inceleyemez. HMK m. 115/2'ye göre, mahkeme, davacıya, arabuluculuk yoluna başvurması için 'bir haftalık kesin bir süre' verir. Davacı bu süre içinde arabuluculuğa başvurur ve süreci tamamlayıp anlaşamama tutanağını mahkemeye sunarsa, davaya devam edilir. Eğer davacı verilen kesin süre içinde arabuluculuğa başvurmazsa, mahkeme davayı 'dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddeder'. Mahkeme, davayı hemen reddetmez; önce eksikliğin giderilmesi için süre verir.