TCK m. 301/2, 'Devletin askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi, birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır.' demektedir. Bir insan hakları savunucusunun, bir gözaltı işlemi sırasında polisin orantısız güç kullandığını iddia ederek, 'Polis teşkilatı sistematik olarak işkence yapmaktadır' şeklinde bir açıklama yapması, bu suç kapsamında değerlendirilebilir mi? 'Eleştiri hakkı' ile 'kurumu aşağılama' arasındaki çizgi bu örnekte nasıl çizilmelidir?
Bu örnek, 'eleştiri hakkı' ile 'aşağılama' arasındaki en hassas çizgilerden birini oluşturur. Değerlendirme, ifadenin somutluğuna ve genelleme düzeyine bağlıdır. - Eleştiri Hakkı Kapsamında Değerlendirme: Eğer insan hakları savunucusu, somut bir olaya (gözaltı işlemine) atıfta bulunarak, 'Bu olayda polis orantısız güç kullanmıştır ve bu tür olayların önlenmesi için teşkilatın daha etkin denetlenmesi gerekmektedir' gibi bir ifade kullansaydı, bu açıkça eleştiri hakkı kapsamında kalırdı. Somut bir eylemin eleştirilmesi, tüm kurumu aşağılama anlamına gelmez. - Aşağılama Suçu Kapsamında Değerlendirme: Ancak, 'Polis teşkilatı sistematik olarak işkence yapmaktadır' şeklindeki bir ifade, somut bir olaydan yola çıkarak, tüm kurumu, herhangi bir ayrım yapmadan, çok ağır bir suç olan 'işkenceyi sistematik olarak işlemekle' itham etmektedir. Bu, 'topyekun suçlama' ve 'genelleme' yoluyla kurumun tamamının onur ve saygınlığını hedef alan, onu bir 'işkence mekanizması' olarak damgalayan bir ifadedir. Bu tür bir genelleme, somut eleştiri sınırını aşarak, tüm teşkilatı 'aşağılama' niteliğine bürünebilir. Çizgi, ifadenin somut bir olaya veya uygulamaya yönelik bir eleştiri mi olduğu, yoksa tüm kurumu kapsayan, kanıta dayanmayan ve onur kırıcı bir genelleme mi olduğu noktasında çizilmelidir. İkinci durum, TCK m. 301/2'deki suçu oluşturmaya daha yakındır.