Metindeki bir Yargıtay kararında, sanığın eyleminin kasten öldürme mi yoksa yaralama mı olduğunun tespitinde 'hedef seçme imkanının bulunup bulunmadığı' bir kriter olarak sayılmıştır. Bu kriterin, özellikle ani gelişen kavgalardaki rolünü ve kastın belirlenmesine nasıl yardımcı olduğunu bir örnekle açıklayınız.
Bu kriter, failin iradesinin neye yöneldiğini anlamada önemli bir ipucudur. 'Hedef seçme imkanının bulunup bulunmadığı', failin eylemini kontrol altında, planlı ve bilinçli bir şekilde mi, yoksa kontrolsüz, rastgele ve bir arbede içinde mi gerçekleştirdiğini gösterir. - Hedef Seçme İmkanı Varsa: Eğer kavga sırasında taraflar arasında bir mesafe varsa, ortam sakinleşmişse ve fail, soğukkanlı bir şekilde nişan alarak mağdurun kalp veya kafa gibi hayati bir bölgesine ateş ediyorsa, bu durum 'hedef seçme imkanı'nın olduğunu ve failin kastının öldürmeye yönelik olduğunu gösterir. Fail, özellikle hayati bir bölgeyi hedeflemiştir. - Hedef Seçme İmkanı Yoksa: Eğer kavga, çok yakın mesafede, boğuşma ve arbede şeklinde gerçekleşiyorsa, taraflar sürekli hareket halindeyse, failin elindeki silahın tetiği bu kargaşa içinde düşmüşse ve kurşun mağdurun hayati olmayan bir bölgesine (kol, bacak gibi) isabet etmişse, bu durum failin 'hedef seçme imkanı' olmadığını gösterir. Bu durumda, failin özel olarak hayati bir bölgeyi hedeflediği söylenemez ve kastının yaralamaya yönelik olduğu veya en azından öldürme kastının şüpheli kaldığı sonucuna varılabilir. Şüpheden sanık yararlanacağı için, eylem yaralama olarak nitelendirilebilir. Bu kriter, özellikle ateşli silahların kullanıldığı ani gelişen kavgalarda kastın tespiti için sıkça kullanılır.