Metindeki bir Yargıtay kararında (13. HD, 2011/14923 E.), 'davacı belediye olup, bu durumda davacı tüketici olmadığı gibi, sözleşmenin de Tüketici Yasası kapsamında kalmadığı' belirtilmiştir. Bu karardan hareketle, bir 'tüzel kişinin' hangi durumlarda tüketici sayılabileceğini, TKHK m. 3/k'daki tanımdan yola çıkarak bir örnekle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30117

Bir tüzel kişinin tüketici sayılabilmesi için, mal veya hizmeti 'ticari veya mesleki olmayan amaçlarla' edinmesi gerekir. Yani, alım işleminin, tüzel kişinin ana faaliyet konusu, ticari operasyonları veya mesleki uğraşı alanı dışında kalması ve özel bir ihtiyaca yönelik olması gerekir. Yargıtay kararındaki belediye, hizmet aracını kamusal görevleri için, yani mesleki amaçla aldığı için tüketici sayılmamıştır. Bir tüzel kişinin tüketici sayılabileceği bir örnek ise şu olabilir: Bir avukatlık ortaklığı (tüzel kişilik), bürosunda çalışan personelin motivasyonunu artırmak için düzenleyeceği bir yıl sonu yemeği organizasyonu amacıyla bir turizm şirketinden 'tatil paketi' satın alırsa, bu işlemde tüketici sayılabilir. Çünkü tatil paketi alımı, avukatlık ortaklığının ana faaliyet konusu olan 'hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti' ile ilgili değildir. Bu alım, ticari veya mesleki bir amaçla değil, personeline yönelik sosyal bir amaçla yapılmıştır ve nihai tüketime yöneliktir. Bu durumda, turizm şirketiyle yaşanacak bir uyuşmazlıkta, avukatlık ortaklığı Tüketici Mahkemesi'nde dava açabilir.