CMK Madde 193 uyarınca sanığın duruşmada hazır bulunma zorunluluğunun istisnaları arasında sayılan 'firar eden sanık' durumu hangi ek koşullara tabidir ve bu koşulların yerine getirilmemesi savunma hakkı açısından ne tür sonuçlar doğurur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #301134

CMK Madde 193/1, sanığın duruşmada hazır bulunmasını genel kural olarak belirlerken, istisnaları kanunun ayrı bir maddede veya fıkrada belirlemesi gerektiğini ifade eder. Madde 193 gerekçesi, 'firar eden sanık' durumunu bu istisnalardan biri olarak düzenlemiştir, ancak bu durum belirli ek koşullara tabidir. **Firar Eden Sanık Durumundaki Koşullar (CMK 193 Gerekçesi):** Madde 193 gerekçesinin üçüncü fıkrasında belirtildiği üzere, firar eden sanık hakkında dava yokluğunda görülüp bitirilebilmesi için: 1. **Tutuklama Kararından Sonra Firar:** Sanık hakkında yargılandığı suçtan dolayı verilmiş bir tutuklama kararından sonra firar etmiş olmalıdır. 2. **Duruşmada Sorguya Çekilme:** Sanık firar etmeden önce duruşmada sorguya çekilmiş olmalıdır. Bu, onun temel savunma hakkını kullanma imkanı bulduğunu gösterir. 3. **Hazır Bulunmanın Mahkemece Gerekli Görülmemesi:** Duruşmada sanığın hazır bulunması, artık mahkemece gerekli görülmemiş olmalıdır. 4. **Müdafi Zorunluluğu:** En kritik koşullardan biri, sanığın mutlaka bir avukatının bulunması, avukatı yoksa bir avukat atanmasına karar verilmesi ve avukatın baro tarafından seçilmesi; adı geçenlerin özellikle duruşmada bulunmaları şarttır. Bu, savunma hakkının ve adil yargılanma ilkesinin güvence altına alınmasını amaçlar. **Koşulların Yerine Getirilmemesi ve Savunma Hakkı Sonuçları:** Bu koşulların herhangi birinin eksikliği, sanığın yokluğunda duruşmanın yapılmasına engel teşkil eder ve savunma hakkının kısıtlanması anlamına gelir: * **Sorgusu Yapılmadan Karar Verilmesi:** Sanığın firar etmeden önce sorgusu yapılmamışsa ve temel savunması alınmamışsa, yokluğunda dava bitirilemez (Yargıtay 2. CD., 2016/2521 E., 2018/6454 K. - suçta sürüklenen çocuk hakkında, CMK 193 hükmüne aykırı olarak sorgu yapılmadan mahkumiyet kararı verilmesinin savunma hakkını kısıtladığı belirtilmiştir). * **Müdafi Eksikliği:** Firar eden sanığın müdafii yoksa ve atanmamışsa veya atanan müdafi duruşmada hazır bulunmuyorsa, yargılamanın yokluğunda bitirilmesi savunma hakkının ihlalidir. * **Usulüne Uygun Tebligat Eksikliği:** Eğer sanığın firarı tespit edilmeden veya adres araştırması yapılmadan yokluğunda karar verilirse, bu da savunma hakkını kısıtlayıcı bir unsurdur. (Yargıtay 18. CD., 2015/25157 E., 2017/1532 K. - sanığın usulüne uygun çağrılmaması ve savunmasının alınmaması). **Yargıtay İçtihadı:** Yukarıda CMK 193 bağlamında verilen Yargıtay kararları (özellikle Yargıtay 11. CD., 2016/12839 E. , 2018/7931 K. ve Yargıtay 12. CD., 2017/4484 E. , 2018/5428 K. - sanığın başka suçtan tutuklu olması durumunda SEGBİS'le hazır bulundurulma gerekliliği), sanığın duruşmada hazır bulunma hakkının ne kadar temel bir güvence olduğunu göstermektedir. Firar eden sanık istisnası, bu hakkın tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez; bilakis, savunma hakkının müdafi aracılığıyla dahi olsa güvence altına alınması zorunluluğunu pekiştirir. Sonuç olarak, firar eden sanık hakkında yokluğunda dava bitirilebilmesi için, sanığın tutukluyken firar etmesi, önceden sorgusunun yapılmış olması ve en önemlisi bir müdafiinin mutlaka duruşmada hazır bulunması gibi sıkı koşulların sağlanması gerekir. Bu koşulların eksikliği, savunma hakkının kısıtlanması ve adil yargılanma ilkesinin ihlali olarak kabul edilir.