Metinde, 'basmakalıp cümlelerle karar verilmemesi' ve 'dosya mevcut ifadelerin kopyala yapıştır yapılarak' hüküm kurulmaması gerektiği Yargıtay kararlarıyla vurgulanmıştır. Bu 'kopyala-yapıştır' usulüyle yazılan bir kararın, 'gerekçeli karar hakkı'nı neden ihlal ettiğini, mahkemenin 'delilleri tartışma ve değerlendirme' yükümlülüğü açısından açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30113

'Kopyala-yapıştır' usulüyle, yani tarafların dilekçelerindeki veya savcılık mütalaasındaki ifadelerin aynen alınıp kararın gerekçe bölümüne yapıştırılmasıyla hüküm kurulması, 'gerekçeli karar hakkı'nın esastan ihlalidir. Çünkü gerekçe, sadece iddia ve savunmaların tekrarlandığı bir metin değildir. Gerekçenin asıl işlevi, mahkemenin bu iddia, savunma ve delilleri nasıl 'tartıştığını', hangisini neden diğerine üstün tuttuğunu, deliller arasında nasıl bir 'değerlendirme' yaptığını ve bu değerlendirme sonucunda ulaştığı kanaatin 'mantıksal temelini' ortaya koymaktır. 'Kopyala-yapıştır' yöntemi, mahkemenin bu tartışma ve değerlendirme sürecini hiç yapmadığını veya en azından kararına yansıtmadığını gösterir. Bu, kararın bir 'yargısal akıl yürütme' ürünü değil, mekanik bir birleştirme olduğu izlenimini yaratır. Taraflar, kendi iddialarının neden kabul edilmediğini veya karşı tarafın iddialarının neden üstün tutulduğunu mahkemenin kendi mantık süzgecinden geçmiş bir açıklamayla göremezler. Bu durum, kararın keyfi olduğu şüphesini doğurur ve kanun yolu denetimini de imkansızlaştırır. Çünkü üst mahkeme, ilk derece mahkemesinin delilleri nasıl takdir ettiğini göremez. Bu nedenle Yargıtay, bu tür kararları 'gerekçesiz' kabul ederek bozmaktadır.