CMK Madde 193 uyarınca sanığın duruşmada hazır bulunmaması durumunda, SEGBİS aracılığıyla savunma alınmasına itiraz eden bir sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmü, savunma hakkının kısıtlanması ve adil yargılanma ilkesinin ihlali olarak kabul edilebilir mi? Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin bu konudaki özel yaklaşımını değerlendiriniz.
CMK Madde 193/1, 'Kanunun ayrık tuttuğu hâller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılmaz.' genel kuralını getirerek, yargılamanın doğrudan doğruyalık ve yüze karşı olma ilkelerini vurgular. Ancak CMK 196/4, görüntülü ve sesli iletişim tekniği (SEGBİS) kullanılarak sorgu yapılmasına olanak tanır. Sanığın SEGBİS'le savunma alınmasına itiraz etmesi durumunda mahkumiyet hükmü verilmesi, savunma hakkının kısıtlanması ve adil yargılanma ilkesinin ihlali olarak değerlendirilebilir. **Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin Yaklaşımı (2016/4160 E. , 2018/165 K.):** * Daire, ceza yargılamasının temel ilkelerinden birinin 'doğrudan doğruyalık-vasıtasızlık' olduğunu belirtmiştir. Bu ilkenin bir gereği olarak, CMK 193/1'deki 'sanık olmaksızın yargılama olmaz' genel kuralı esas alınır. * SEGBİS ile savunma alınması, CMK 196/4 uyarınca mümkün kılınmıştır. Ancak Daire, 'İlk ve son savunmanın yapıldığı, esasa ilişkin delillerin toplandığı oturumlara sanığın SEGBİS yolu ile katılması, açık kabulüne dayalı olmalıdır.' ilkesini getirmiştir. Bu, sanığın rızası olmadan SEGBİS ile savunma alınmasının bir sınırlama olduğunu ima eder. * **Savunma Hakkının Kısıtlanması:** Kararda, 694 sayılı KHK'nın 147. maddesiyle CMK 196/4'te değişiklik yapılarak SEGBİS ile savunma alınabilmesi hususunda süre şartı kaldırılmış olsa da, sanığın o tarihte yürürlükten bulunan hükme göre kazanılmış hakkı bulunduğu kabul edilmiştir. Daire, sanığın SEGBİS aracılığıyla savunmasının alınmasına itiraz etmesine rağmen, 'yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle bu talebi reddedilerek, SEGBİS sistemi aracılığıyla beyanı alındıktan sonra mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması'nın usule aykırı olduğuna hükmetmiştir. **Adil Yargılanma İlkesi ve Savunma Hakkı İlişkisi:** * Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/1. maddesi, cezai bir suçla itham edilen herkesin, kendini savunma, iddia tanıklarını sorguya çekme veya çektirme haklarını güvence altına almıştır. Bu haklar, sanığın duruşmada bizzat hazır bulunarak delillerle yüzleşmesini ve kendi tezlerini sunmasını gerektirebilir. * Sanığın SEGBİS'e itirazına rağmen, bu yolla savunmasının alınması, yüz yüze yargılanma ve etkin savunma ilkelerine aykırılık oluşturarak adil yargılanma hakkını ihlal edebilir. Yargıtay'ın bu kararı, sanığın rızası olmadan SEGBİS kullanımının savunma hakkı açısından ciddi bir kısıtlama olabileceği ve bunun yasal ve yeterli gerekçelerle haklı kılınmadığı takdirde ihlale yol açacağı yönündedir. Sonuç olarak, Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin bu içtihadı, SEGBİS uygulamasının sanığın rızası olmadan mahkumiyet hükmüne esas alınmasının, savunma hakkını kısıtlayıcı nitelikte olduğunu ve adil yargılanma ilkesinin ihlali anlamına geldiğini kabul etmektedir.