CMK Madde 143'te düzenlenen tazminatın geri alınması konusunda, 466 sayılı Kanun ile 5271 sayılı CMK'nın uygulanma zamanı arasındaki temel ayrım nedir? Özellikle 'işlem tarihi'nin bu ayrımı belirlemedeki rolü Yargıtay içtihadı ışığında nasıl açıklanır?
CMK Madde 143, haksız yakalama veya tutuklama nedeniyle ödenen tazminatın geri alınmasını düzenlerken, bu konudaki eski düzenleme olan 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkındaki Kanun'un yürürlükten kalkmasıyla birlikte bir geçiş dönemi yaşanmıştır. Yargıtay içtihadı, hangi kanunun hangi durumlarda uygulanacağını 'işlem tarihi' esasına göre netleştirmiştir. **Temel Ayrım ve 'İşlem Tarihi' İlkesi:** * **Geçiş Hükmü:** 5320 sayılı CMK'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 6/2. maddesi, bu ayrımı belirler: 'Ceza Muhakemesi Kanununun 141 ilâ 144 üncü maddeleri hükümleri, 1 Haziran 2005 tarihinden itibaren yapılan işlemler hakkında uygulanır. Bu tarihten önceki işlemler hakkında ise, 07.05.1964 tarihli ve 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.' * **'İşlem Tarihi'nin Rolü:** Yargıtay, bu maddede geçen 'işlem' kelimesini, tazminat talebine konu olan 'yakalama veya tutuklama işleminin yapıldığı tarih' olarak yorumlamıştır. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2015/9514 E., 2016/10705 K.; Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2014/5463 E., 2014/25606 K.; Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 2014/1737 E., 2014/17110 K.). **Uygulama Örnekleri:** * **1 Haziran 2005 Öncesi Yakalama/Tutuklama:** Eğer tazminat talebine konu olan yakalama veya tutuklama işlemi 1 Haziran 2005 tarihinden önce gerçekleşmişse, tazminat davası ve tazminatın geri alınması konularında 466 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. * Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2014/5463 E., 2014/25606 K. sayılı kararında, davacının tutuklandığı tarihin (30/05/1999) bu geçiş hükmü kapsamında kaldığı ve bu nedenle tazminat istemi hakkında 466 sayılı Kanun hükümleri uyarınca değerlendirme yapılması gerektiği belirtilmiştir. * Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2012/9-1384 E., 2013/68 K. sayılı kararında da, 1 Haziran 2005 tarihinden önce gerçekleşen işlemler yönünden 466 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasına devam edildiği vurgulanmıştır. * **1 Haziran 2005 ve Sonrası Yakalama/Tutuklama:** Eğer yakalama veya tutuklama işlemi 1 Haziran 2005 tarihinde veya sonrasında gerçekleşmişse, 5271 sayılı CMK'nın 141 ila 144. maddeleri hükümleri uygulanır. **Dava Açma Süresi Üzerindeki Etkisi:** Bu ayrım, dava açma süresini de doğrudan etkiler: * **466 Sayılı Kanuna Göre:** Dava açma süresi, kesinleşmiş hükmün bizzat sanığa (davacıya) tebliği ile başlar ve üç aydır. Yargıtay, bu tebliğin zorunlu olduğunu ve davacının kesinleşmeyi öğrenmek gibi bir mükellefiyetinin olmadığını belirtmiştir. (Yargıtay 12. CD., 2014/1737 E., 2014/17110 K.; Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2012/9-1384 E., 2013/68 K.). * **5271 Sayılı CMK'ya Göre:** Dava açma süresi, karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir (CMK 142/1). Dolayısıyla, 'işlem tarihi' ilkesi, haksız tutuklama tazminat davalarında uygulanacak kanuni çerçeveyi ve buna bağlı olarak dava açma süreleri gibi usuli hükümleri net bir şekilde belirleyen kilit bir kriterdir.