Yargıtay'ın 'uyarlama yargılaması' kararları hakkında verdiği içtihatlarda, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun (5275 sayılı Kanun) ile Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun (5252 sayılı Kanun) arasındaki uygulama farklılıkları nasıl belirlenmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #301123

Yargıtay içtihadında, lehe kanun uygulaması veya yasa değişiklikleri nedeniyle hükümlülerin hukuki durumlarının yeniden değerlendirildiği 'uyarlama yargılamaları' konusunda, 5275 sayılı İnfaz Kanunu ile 5252 sayılı TCK'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun arasındaki uygulama farklılıkları netleştirilmiştir. **5252 Sayılı Kanun'un Uygulama Alanı [Madde 9]:** * 5252 sayılı Kanun'un 9. maddesi, 01 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın uygulanmasıyla ilgili uyarlama yargılamalarını düzenler. Bu maddeye göre, 765 sayılı TCK döneminde verilmiş ve 01 Haziran 2005 tarihinden önce kesinleşmiş mahkumiyet hükümlerinde lehe kanun belirlenmesi amacıyla uyarlama yargılaması yapılır. * Bu uyarlama yargılaması sonucunda verilecek kararın 'duruşmalı' yapılması gereken durumlar şunlardır: * Önceki yasaya göre sonraki yasa suçun öğelerinde değişiklik yapmışsa. * Önceki yasanın türü veya süresi bakımından erteleme dışında bıraktığı ceza, yeni yasa tarafından erteleme kapsamına alınmışsa. * Önceki yasaya göre temel ceza alt sınırdan belirlenmişken, yeni yasa uygulanırken alt sınırın üzerinde ceza saptanması konusunda veya alt ve üst sınırlar konulmuş artırıcı ya da eksiltici bir hükmün uygulanmasında bir oranın belirlenmesi için mahkemece takdir hakkının kullanılması, böylece bireyselleştirme yapılması zorunluysa. (Yargıtay 6. CD., 2006/10450 E., 2007/2630 K.; Yargıtay 6. CD., 2005/14777 E., 2006/1159 K.). **5275 Sayılı İnfaz Kanunu'nun Uygulama Alanı [Madde 98-101]:** * Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 17.05.2011 gün, 66-96 sayılı kararı ve birçok Daire kararı (örn. Yargıtay 2. CD., 2016/17254 E., 2018/3975 K.; Yargıtay 17. CD., 2016/3013 E., 2016/7428 K.), 01 Haziran 2005 tarihinden *sonra* gerçekleştirilen yasa değişiklikleri nedeniyle yapılacak uyarlama yargılamalarının 5252 sayılı Yasa'nın 9. maddesine göre değil, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98 ilâ 101. maddelerine göre belirlenmesi gerektiğini netleştirmiştir. * İnfaz Kanunu 98. madde, 'Mahkumiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa, cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülür ya da sonradan yürürlüğe giren kanun, hükümlünün lehinde olursa, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için hükmü veren mahkemeden karar istenir.' hükmünü içerir. * İnfaz Kanunu 101/1. maddesi uyarınca, bu tür kararların 'duruşma yapılmaksızın' (evrak üzerinde) verileceği kuraldır. * Bu tür kararların kanun yolu ise, İnfaz Kanunu 101/3. maddesi gereğince 'itiraz' yoludur, temyiz yolu kapalıdır. **Temel Farklılık ve Netleştirme:** * **Tarih Farkı:** Temel farklılık, yasa değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarih ve hükmün kesinleşme tarihi arasındaki ilişkiye dayanır. Eğer kesinleşmiş hüküm 01.06.2005 öncesine aitse, 5252 sayılı Kanun, sonrasına aitse veya 01.06.2005 sonrası yapılan başka bir yasa değişikliği söz konusuysa 5275 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. * **Duruşmalı/Duruşmasız:** 5252 sayılı Kanun belirli hallerde duruşmalı yargılamayı zorunlu kılarken, 5275 sayılı Kanun kapsamındaki infaza yönelik uyarlama kararları kural olarak duruşmasız verilir. * **Kanun Yolu:** 5252 sayılı Kanun kapsamındaki duruşmalı uyarlama kararları temyiz edilebilirken, 5275 sayılı Kanun kapsamındaki infaza yönelik uyarlama kararları sadece itiraz edilebilir. Bu ayrım, lehe kanun uygulamasının veya infazla ilgili diğer değişikliklerin hukuki rejimini belirlemede büyük önem taşımaktadır ve Yargıtay tarafından istikrarlı bir şekilde uygulanmaktadır.