HMK 312/1 maddesi uyarınca feragat veya kabul beyanında bulunan tarafın yargılama giderlerini ödeme yükümlülüğü, davayı bitiren tek taraflı irade beyanının bir sonucu olarak nasıl yorumlanmaktadır? Özellikle Yargıtay'ın feragat beyanı üzerine hükümden sonra yapacağı işleme ilişkin yaklaşımını açıklayınız.
HMK Madde 312/1, 'Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir.' hükmünü içerir. Bu kural, 'tasarruf ilkesi'nin ve yargılama ekonomisinin bir yansımasıdır. **Feragat ve Kabulün Tek Taraflı İrade Beyanı Olarak Yorumlanması:** * **Tek Taraflı İşlem:** Feragat ve kabul, davayı bitiren, karşı tarafın kabulüne bağlı olmayan tek taraflı irade beyanlarıdır. Davacı feragatle davasından vazgeçerken, davalı kabulle davacının talebini haklı bulur. Bu işlemler, davayı kesin olarak sonuçlandırır ve kesin hükmün sonuçlarını doğurur. (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 2016/10187 E., 2018/6693 K.; Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2016/5138 E., 2016/4521 K.). * **Yargılama Gideri Sorumluluğu:** Bu tek taraflı işlemlerle davayı sonlandıran taraf, aslında 'haksız çıkmış' gibi kabul edilir ve bu nedenle yargılama giderlerini (harçlar, tebligat giderleri, bilirkişi ücretleri, vekalet ücreti vb.) ödeme yükümlülüğü altına girer. Bu, davanın uzamasına veya gereksiz yere yargılama faaliyetine neden olan tarafın mali sorumluluğunu üstlenmesi prensibine dayanır. **Yargıtay'ın Hükümden Sonraki Feragat Beyanına İlişkin Yaklaşımı:** * **Hükümden Sonra Feragat:** Feragat, hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada yapılabilir, bu durum temyiz aşamasını da kapsar. (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 2016/10187 E., 2018/6693 K.; Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 2017/3255 E., 2017/7426 K.; Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, 2015/22225 E., 2015/20269 K.). * **Mahkemenin El Çekmesi ve Yargıtay'ın Rolü:** Hakim, tahkikatı bitirip hüküm kurduktan sonra davadan elini çekmiş olur. Kural olarak, dava sonunda verilen karar temyiz edilip bozulmadan ve yargılamaya yeniden başlanmadan davanın esası ile ilgili yeni bir karar veremez. Ancak, hüküm temyiz edildikten sonra (Yargıtay'da veya Bölge Adliye Mahkemesi'nde) ortaya çıkan feragat beyanı üzerine, Yargıtay'ın yerleşik uygulaması şöyledir: * Mahkemece kendiliğinden bir karar verilmez. Yargıtay, feragat konusunda mahkemece bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar verir. Yerel mahkeme ancak bu bozma kararından sonra dosyayı ele alabilir ve feragate dayanarak davayı reddedebilir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.10.1981 tarihli kararları ve 11.04.1940 tarihli Tevhidi İçtihat Kararı gerekçesinden esinlenen uygulama, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2016/10187 E., 2018/6693 K. sayılı kararı). * Bu yaklaşım, bir yandan feragatın davayı sonuçlandıran hukuki niteliğini korurken, diğer yandan mahkemenin 'davadan el çekmesi' ilkesine saygı duyar ve usul ekonomisi açısından Yargıtay'ın dosyayı baştan incelemek yerine konuyu yetkili ilk derece merciine bırakmasını sağlar. Özetle, feragat ve kabul, davayı bitiren ve yargılama gideri sorumluluğu getiren tek taraflı irade beyanlarıdır. Hükümden sonra gerçekleşen feragat durumunda, Yargıtay doğrudan karar vermek yerine, konuyu yerel mahkemeye bozma yoluyla bırakarak, usuli adillik ve yargılamanın bütünselliği prensiplerini gözetir.