HMK 312/2 maddesi uyarınca davalının yargılama giderlerinden muaf tutulması için aranan 'davanın açılmasına kendi hal ve davranışıyla sebebiyet vermemiş olma' koşulunu, Yargıtay'ın somut olaylara ilişkin içtihadı ışığında nasıl değerlendirirsiniz? Özellikle davayı kabul eden davalının bu koşulu sağladığı hallere örnekler veriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #301116

HMK 312/2 maddesi, davanın açılmasına kendi hal ve davranışıyla sebebiyet vermeyen ve yargılamanın ilk duruşmasında davacının talep sonucunu kabul eden davalının yargılama giderlerini ödemekten muaf tutulmasını öngörür. Bu maddenin 'davanın açılmasına kendi hal ve davranışıyla sebebiyet vermemiş olma' koşulu, yargılama giderlerinin hakkaniyetli dağıtımı açısından kritik öneme sahiptir. **Koşulun Değerlendirilmesi ve Yargıtay İçtihadından Örnekler:** Bu koşulun sağlanıp sağlanmadığı, somut olayın özelliklerine ve davalının dava öncesindeki ve dava sırasındaki tutumuna göre belirlenir. Yargıtay, bu koşulu genellikle, davalının dava açılmadan önce davacının haklı talebini yerine getirmesi veya dava açılmasını gerektirecek bir tutum sergilememesi durumlarında gerçekleşmiş kabul eder. 1. **Muvazaa İddiasıyla Açılan Tapu İptal ve Tescil Davası:** * Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2014/14491 E., 2016/2167 K. sayılı kararında, mirasçılardan mal kaçırma amaçlı muvazaalı işlem yapan davalının, davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden söz etme olanağının bulunmadığı belirtilmiştir. Yani, davalı bu muvazaalı işlemle davanın açılmasına kendisi sebebiyet vermiştir ve HMK 312/2 koşulunu sağlamaz, dolayısıyla yargılama giderlerinden sorumlu tutulur. 2. **Vasiyetnamenin İptali Davası (Kabul Beyanı olan Davalı):** * Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2017/12509 E., 2017/18188 K. sayılı kararında, davacı tarafın dava dilekçesinde, davalılardan birinin dava konusu yerlerin davacıya ait olduğunu kabul ettiğini ve tapuyu vermeye hazır olduğunu ileri sürmesi, bu davalının da süresinde verdiği cevap dilekçesinde davayı kabul etmesi üzerine, mahkemece bu davalının davanın açılmasına kendi hal ve davranışlarıyla sebebiyet vermediği ve süresinde davayı kabul ettiği anlaşıldığından yargılama gideri ödemeye mahkum edilmemesi gerektiğine karar verilmiştir. Burada davalı, dava açılmadan önce de davacının talebini haklı görmüş ve buna uygun tutum sergilemiştir. 3. **Muhdesatın Tespiti Davası:** * Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2015/12184 E., 2017/17533 K. sayılı kararında, bir kısım davalı dışında, yargılamanın ilk duruşmasında veya öncesinde davalılar tarafından muhdesat iddiasını kabul ettiğine ilişkin beyanda bulunulmadığı, dolayısıyla bu davalıların davanın açılmasına sebebiyet verdikleri ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği belirtilmiştir. Bu da, davalının dava öncesinde davacının iddiasını kabul etmemesinin, davanın açılmasına sebebiyet verme olarak değerlendirildiğini göstermektedir. 4. **İpoteğin Fekki Davası (Uyarlanan Bedeli Kabul):** * Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 2014/4599 E., 2014/9116 K. sayılı kararında, davalı ipoteğin güncel bedeli depo edilmesi halinde davayı kabul ettiğini belirttiğinden ve mahkeme de davalının kabulü doğrultusunda davanın kabulüne karar verdiğinden, davalının dava açılmasına neden olmadığı kabul edilmiş ve yargılama giderlerinden muaf tutulması gerektiği belirtilmiştir. Burada davalı, talebin güncel hale getirilmesiyle makul bir kabul beyanında bulunmuştur. 5. **Abonelik Sözleşmesi Talebi (Konusuz Kalan Dava):** * Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2016/7141 E., 2017/18163 K. sayılı kararında, elektrik aboneliği davasının açılmasından sonra borcun ödenmesiyle konusuz kaldığı, ancak davalının aboneliği yapmaktan kaçınarak davanın açılmasına sebebiyet verdiği için yargılama giderlerinden sorumlu olduğu belirtilmiştir. Burada davalı, dava açılmadan önce yerine getirmesi gereken bir edimi (aboneliği yapmayı) yerine getirmeyerek davanın açılmasına sebebiyet vermiştir. Bu içtihatlar, 'davanın açılmasına kendi hal ve davranışıyla sebebiyet vermeme' koşulunun, davalının dava öncesindeki makul ve dürüst bir tutum sergilemesi, davacının haklı talebini karşılaması veya davanın açılmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık teşkil etmemesi durumlarında gerçekleştiğini göstermektedir. Aksi halde, davayı kabul etse bile yargılama giderlerinden sorumlu olacaktır.