TCK Madde 203'te düzenlenen 'mühür bozma' suçunun unsurları nelerdir ve özellikle özelleştirme sonrası elektrik dağıtım şirketlerinin koyduğu mühürlerin bozulması eylemi bu suçu oluşturur mu? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.
TCK Madde 203'e göre 'mühür bozma' suçu, kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket eden kişi tarafından işlenir ve altı aydan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. **Suçun Unsurları:** 1. **Mühür:** Suçun konusunu, kanun veya yetkili makamın emriyle konulmuş bir mühür oluşturur. * 'Yetkili makam'a mühürleme emri verme yetkisinin de kanunla verilmiş olması gerekir. Mühür koyma gerekliliği doğrudan kanundan kaynaklansa bile, işlemi yetkili kişilerce yerine getirilmelidir. (Ceza Genel Kurulu - Karar: 2018/691) 2. **Fiil:** Mührün kaldırılması veya konuluş amacına aykırı hareket edilmesi. Bu fiillerden birinin yapılmasıyla suç oluşur, ayrıca bir zarar veya somut tehlikenin doğması gerekli değildir (şekli suçtur). Örneğin, mühür sökülmese bile faaliyetin devam ettirilmesi (inşaat, elektrik kullanımı gibi) suçu oluşturur. (Ceza Genel Kurulu - Karar: 2018/691) 3. **Kasıt:** Suç yalnızca kasten işlenebilir; genel kast yeterlidir. Failin, mührün yetkili merci tarafından konulduğunu, amacını bilmesi ve bu hareketi istemesi gerekir. Mühürleme tutanağının tebliği zorunlu değildir, sanığın mühürleme işleminden haberdar olması yeterlidir. (Ceza Genel Kurulu - Karar: 2018/691) **Özelleştirme Sonrası Elektrik Dağıtım Şirketlerinin Mühürleme Yetkisi:** Bu, Yargıtay içtihadında önemli bir tartışma konusudur. Yargıtay'ın istikrarlı kararları, özelleştirme sonrası elektrik dağıtım şirketlerinin koyduğu mühürlerin TCK 203 kapsamında 'yetkili makam' tarafından konulmuş mühür niteliğinde olmadığını kabul etmektedir: * **Kamusal Yetki Eksikliği:** Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2017/393 E., 2017/802 K. ve 2015/6073 E., 2016/8670 K. sayılı kararlarında belirtildiği üzere, ne 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'da, ne de Elektrik Piyasası Kanunlarında (4628 veya 6446 sayılı), özelleştirme sonrasında özel şirketlere TCK 203 kapsamında mühürleme yetkisi verildiğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Özel hukuk tüzel kişisi olarak bu şirketlerin kamusal yetki kullanma hakları yoktur. Bu nedenle, Anayasa'nın 38. ve TCK'nın 2. maddelerindeki 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesi uyarınca, özel bir şirketin uyguladığı mührün bozulması eylemi suça dönüşmez. (Yargıtay 11. CD., 2014/21912 E., 2015/1026 K.; Yargıtay 11. CD., 2013/17202 E., 2014/4291 K.; Ceza Genel Kurulu - Karar: 2018/427) * **Danıştay Kararı:** Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2014/6589 E., 2015/9313 K. sayılı kararı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun (EPDK) yetkili amir konumunda olduğunu ve EPDK kararlarına dayalı mühürlemelerin TCK 203 kapsamında değerlendirilebileceğini belirtse de, elektrik dağıtım şirketlerinin doğrudan kendi yetkileriyle koydukları mühürler için bu geçerli değildir. Zira, Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 K. sayılı kararında, şirkete kanunla böyle bir yetki verilmediğinden mühür bozma suçunun unsurlarının oluşmadığı açıkça ifade edilmiştir. * **Damga ve Mühür Ayrımı:** Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2016/112 K. sayılı kararı, elektrik sayaçlarına 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu uyarınca yapılan 'damgalama' işleminin, TCK 203 kapsamında bir 'mühürleme' olmadığını, damganın sayacın standartlara uygunluğunu gösteren bir tespit işlemi olduğunu vurgulamıştır. Dolayısıyla, bu tür damgaların kırılması mühür bozma suçunu oluşturmaz. Bu içtihatlar ışığında, özelleştirilen elektrik dağıtım şirketlerinin doğrudan koyduğu mühürlerin bozulması genellikle mühür bozma suçunu oluşturmaz, çünkü bu şirketlerin kamusal mühürleme yetkisi kanuni bir dayanağa sahip değildir. Ancak, EPDK gibi bir kamu otoritesinin açıkça yetkilendirmesiyle konulan mühürler farklı değerlendirilebilir.