CMK Madde 143 uyarınca haksız tutuklama nedeniyle ödenen tazminatın geri alınması hangi şartlarda mümkündür ve iftira/yalan tanıklık durumunda Devletin rücu hakkı nasıl işler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #301109

CMK Madde 143, haksız tutuklama veya gözaltı nedeniyle ödenen tazminatın Devlet tarafından geri alınması koşullarını ve rücu imkanlarını düzenler. Tazminatın geri alınması, tazminatın ödenmesine neden olan işlemin sonradan hukuka aykırı olmadığının ortaya çıkması ve kişinin haksız zenginleştiğinin hükümle belgelenmesi esasına dayanır. **Tazminatın Geri Alınması Şartları [CMK Madde 143/1]:** 1. **Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararının Kaldırılması ve Mahkumiyet:** Hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmiş ve bu nedenle tazminat ödenmiş kişilerin, kararın sonradan kaldırılarak haklarında kamu davası açılması ve bu davada mahkum edilmeleri halinde ödenen tazminatların mahkumiyet süresine ilişkin kısmı geri alınır. 2. **Beraat Kararının Kaldırılması ve Mahkumiyet:** Yargılamanın aleyhte yenilenmesi sonucunda beraat kararı kaldırılıp mahkum edilenlere ödenmiş tazminatların mahkumiyet süresine ilişkin kısmı geri alınır. **Geri Alma Süreci ve Mercii:** * Tazminatın geri alınması, Cumhuriyet savcısının yazılı istemi ile aynı mahkemeden (tazminata karar veren mahkemeden) alınacak kararla gerçekleşir. * Geri alma işleminde, kamu alacaklarının tahsiline ilişkin mevzuat hükümleri (6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun) uygulanır. * Bu karara karşı itiraz yolu açıktır. * Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 2017/232 E., 2017/1391 K. sayılı kararı, kanun yararına bozma yoluyla maddi tazminat hesabındaki hataların düzeltilmesine örnek teşkil etse de, genel ilke, mahkumiyet halinde tazminatın geri alınmasıdır. **Devletin Rücu Hakkı [CMK Madde 143/3]:** * **İftira veya Yalan Tanıklık:** İftira konusunu oluşturan suç veya yalan tanıklık nedeniyle bir kişinin gözaltına alınması ve/veya tutuklanması halinde, Devlet iftira eden veya yalan tanıklıkta bulunan kişiye rücu eder. Bu rücu hakkı, kötü niyetli bir muhbir veya şikayetçinin ihbarı ya da tanığın yalancı tanıklığı nedeniyle oluşan hürriyet ve hak kaybının tazminatını Devlet ödediğinde kullanılır. * **Görevini Kötüye Kullanan Kamu Görevlileri (Mülga Fıkra 2):** CMK 143/2. fıkra, başlangıçta görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanan kamu görevlilerine Devletin rücu hakkını düzenlemekteydi. Ancak bu fıkra 18/6/2014 tarihli ve 6545/103 md. ile mülga edilmiştir. Metinde yer alan '5353 sk. değ)5271 sayılı Kanunun 143 üncü maddesinin ikinci fıkrası değiştirilmiştir. Böylece, sadece icrai davranışla görevini kötüye kullanan kamu görevlilerine rücu edilmesi kabul edilmiş, ihmali davranışla görevin kötüye kullanılması kapsam dışı bırakılmıştır.' ifadesi, bu fıkranın mülga olmadan önceki bir değişikliğini açıklamaktadır; ancak güncel durum mülga halidir. Bu hükümler, tazminat ödenmesinin temelinde yatan 'haksızlık' unsurunun ortadan kalktığı durumlarda, Devletin bu zararı telafi etme mekanizmasını ve zarara neden olan üçüncü kişilere yönelme imkanını düzenleyerek kamu kaynaklarının doğru kullanımını hedefler.