CMK Madde 193/2'de yapılan 'Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir' değişikliği, Yargıtay içtihadındaki 'delil takdiri' ve 'ilk bakışta suç oluşturmama' tartışmalarını nasıl etkilemektedir?
CMK Madde 193/2'deki bu değişiklik (28/3/2023-7445/20 md.), sanığın duruşmada hazır bulunmaması kuralına önemli bir istisna getirmektedir. Bu hüküm, daha önceki Yargıtay içtihadında sıkça tartışılan 'delil takdiri' ve 'ilk bakışta suç oluşturmama' kavramları etrafındaki yorumları doğrudan etkilemektedir. **Tartışmanın Arka Planı:** * **Genel Kural:** CMK 193/1, yargılamanın sözlülüğü ve tartışmalılığı ilkeleri gereği, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılamayacağını öngörür. * **Eski Yorum:** Değişiklik öncesi Yargıtay içtihadı (özellikle Ceza Genel Kurulu'nun 2017/595 E., 2018/185 K. sayılı kararına atıfta bulunulan karşı oylar ve Yargıtay 2. CD., 2018/2414 E., 2018/4874 K. sayılı kararı gibi), sanığın sorgusu yapılmadan beraat kararı verilebilmesini 'eylemin ilk bakışta suç oluşturmadığının anlaşılması hali' ile sınırlı tutmaktaydı. Bu yoruma göre, delil takdiri ve değerlendirme gerektiren durumlarda sanığın savunması alınmadan hüküm kurulamazdı. Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2015/32982 E., 2017/4718 K. sayılı kararında da bu husus vurgulanmıştır: 'delil takdirine girilmek suretiyle yazılı şekilde beraat karar verilmesi' CMK 193'e aykırıdır. Ceza Genel Kurulu'nun 2022/409 E. , 2022/586 K. sayılı kararı da bu durumu 'fiilin suç oluşturmaması veya suçun yasal unsurlarının gerçekleşmemesi nedeniyle derhal beraat kararı verilmesi dışında' şeklinde ifade etmiştir. **Yeni Değişikliğin Etkisi:** * Yeni hüküm, 'mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı ve güvenlik tedbiri dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa' ifadesini ekleyerek, sanığın sorgusu yapılmadan davanın yokluğunda bitirilmesi olasılığını genişletmektedir. Bu, özellikle 'beraat' kararları açısından önemlidir. Değişiklik, 'ilk bakışta suç oluşturmama' gibi dar bir kriter yerine, 'toplanan delillere göre' mahkûmiyet dışında bir karar verilebilecek her durumu kapsayacak şekilde yorumlanmaya elverişlidir. Yani, mahkeme, delilleri değerlendirerek (delil takdiri yaparak) sanığın yokluğunda beraat kararı verebilir hale gelmiştir, zira kanun bu ihtimali doğrudan zikretmektedir. * **Yargıtay Ceza Genel Kurulu'ndaki Karşı Oyda Yansımaları:** CMK 193/2 hükmünün dar yorumunu eleştiren görüşler (örneğin, Ceza Genel Kurulu'nun 2017/595 E., 2018/185 K. sayılı kararındaki karşı oy), kanunun lafzında ve ruhunda sınırlayıcı kavramlar (fiilin ilk bakışta suç teşkil etmediği, delil takdiri gerektirmeyen durumlar gibi) bulunmadığını, adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesi ışığında maddenin dar yorumlanamayacağını savunmaktaydı. Bu görüş, yeni değişiklik ile yasal zemin kazanmıştır. Mahkemenin, delilleri serbestçe takdir edip değerlendirmesi doğal kabul edilmiştir. Sonuç olarak, yeni CMK 193/2 düzenlemesi, Yargıtay içtihadındaki 'ilk bakışta suç oluşturmama' prensibini genişleterek, mahkemelerin sanığın yokluğunda 'delil takdiri' yaparak da beraat kararı vermesine yasal dayanak sağlamıştır. Bu, yargılamanın hızlandırılması ve sanığın 'lekelenmeme hakkı' gibi prensiplerin gözetilmesi amacına hizmet edebilir.