O.A./Türkiye kararında, başvuranın hâkimlik eğitimini başarıyla tamamlamış olmasına rağmen HSK tarafından atanmamasında, kendisi aleyhinde şikayette bulunan bir sınıf arkadaşıyla arasındaki husumetin rol oynadığı iddiası AİHM tarafından nasıl değerlendirilmiştir?
AİHM, bu iddiayı doğrudan esastan incelememiştir. Mahkeme, odak noktasını, HSK'nın karar verme sürecinin kendisindeki yapısal ve usuli eksikliklere, yani kararın gerekçesiz olmasına ve bu karara karşı etkili bir yargı denetiminin bulunmamasına kaydırmıştır. Başvuranın öne sürdüğü husumet iddiası, tam da bu tür keyfi veya konu dışı etkenlerin rol oynayıp oynamadığının denetlenebilmesi için neden yargısal bir denetimin gerekli olduğunu gösteren bir örnek teşkil etmektedir. AİHM, sürecin kendisi adil yargılanma güvencelerinden yoksun olduğu için, bu sürecin sonucunu etkileyen spesifik nedenlerin (husumet, siyasi görüş vb.) doğruluğunu araştırmak yerine, sürecin kendisinin Sözleşme'ye aykırılığına karar vermiştir. (AİHM, O. A. / Türkiye Davası, § 8)