TCK m. 203'teki mühür bozma suçu ile İmar Kanunu m. 42'deki 'mühürlenerek durdurulan inşaatta imara aykırı olarak faaliyete devam etme' eylemi arasında nasıl bir ilişki vardır? TCK'daki suç genel norm, İmar Kanunu'ndaki özel norm sayılabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #301046

Evet, bu ilişki genel norm-özel norm ilişkisi olarak değerlendirilebilir. TCK m. 203, her türlü kanun veya yetkili makam emriyle konulan mührün bozulmasını düzenleyen genel bir suç tipidir. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi ise, özel olarak 'ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak başlanan yapılar'la ilgili mühürleme işlemine aykırı davranmayı düzenleyen ve idari para cezası öngören özel bir hükümdür. 'Özel normun önceliği' ilkesi (lex specialis derogat legi generali) gereğince, imara aykırı bir inşaatın mühürlenmesine rağmen faaliyete devam edilmesi durumunda, öncelikle İmar Kanunu'ndaki özel hüküm ve yaptırım uygulanır. Ancak, Yargıtay uygulamalarında, aynı eylemin hem İmar Kanunu'na göre idari yaptırım gerektirdiği hem de şartları varsa TCK m. 203'teki ceza normunu ihlal ettiği ve her ikisinin de uygulanabileceği kabul edilmektedir. Çünkü biri idari, diğeri adli bir yaptırımdır ve 'ne bis in idem' (aynı fiilden iki kez yargılanmama) ilkesi farklı yaptırım türleri arasında genellikle uygulanmaz.