AİHM'in O.A./Türkiye kararında, başvuranın HSK tarafından çağrıldığı iddia edilen 3 Haziran 2020 tarihli toplantıya ilişkin bir kayıt bulunmaması ve Hükümetin bu iddiaya itiraz etmesi, davanın sonucunu nasıl etkilemiştir?
Bu durum, AİHM'in esasa ilişkin temel bulgusunu etkilememiştir. AİHM, kararını verirken taraflar arasında ihtilaflı olmayan maddi olgulara dayanmayı tercih eder. Davanın temel sorunu, HSK'nın nihai kararının gerekçesiz olması ve bu karara karşı yargı yolunun kapalı olmasıdır. Başvuranın iddia ettiği toplantının yapılıp yapılmadığı veya içeriği, bu temel sorunun varlığını değiştirmez. AİHM, bu tür ihtilaflı iddialara girmeden, kayıtlarda sabit olan HSK'nın yazılı kararları ve bu kararların yargı denetimine kapalı olması gerçeği üzerinden ihlal sonucuna ulaşmıştır. Dolayısıyla, bu ihtilaflı nokta, kararın ana iskeletini etkilememiştir. (AİHM, O. A. / Türkiye Davası, § 14)