Bir sanık hakkında mühür bozma suçundan (TCK m. 203) açılan davada, mühürleme tutanağı dosyada mevcuttur ancak tutanakta mühürleme işlemini yapan görevlilerin imzası yoktur. Bu durumun suçun sübutu açısından etkisi nedir?
Bu durum, mühürleme işleminin usulüne uygun yapılmadığına dair ciddi bir şüphe yaratır ve suçun sübutunu engeller. Mühürleme tutanağı, resmi bir belge niteliğindedir ve bu belgenin geçerliliği, usulüne uygun olarak düzenlenmiş olmasına bağlıdır. Görevlilerin imzasının bulunmaması, tutanağın resmiyetini ve ispat gücünü zayıflatır. Yargıtay, mühür bozma suçunun ön koşulu olarak 'usulüne uygun bir mühürleme işlemi'nin varlığını aradığından (Bkz. Yargıtay 11. CD, 2013/24645 E.), imzasız bir tutanağa dayanılarak yapılan bir mühürlemenin geçerliliği tartışmalı hale gelir. Bu durumda, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği, suçun maddi unsurunun (usulüne uygun mühür) varlığı ispatlanamadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerekir.