Fail, mağduru 'seni öldüreceğim' diyerek tehdit etmiş, ancak daha sonra eyleminden pişman olarak mağdurdan özür dilemiştir. Mağdur, şikayetçi olmuş ve dava açılmıştır. Failin sonradan pişman olması ve özür dilemesi, tamamlanmış olan tehdit suçunun (TCK m. 106) varlığını ortadan kaldırır mı? Bu durumun, cezanın belirlenmesi üzerindeki etkisi ne olabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30099

Failin sonradan pişman olması ve özür dilemesi, tamamlanmış olan tehdit suçunun varlığını ortadan kaldırmaz. Tehdit suçu, failin tehdit içeren sözleri mağdura iletmesiyle veya mağdurun bu sözleri duyması/öğrenmesiyle 'tamamlanan' bir suçtur. Suç bir kez tamamlandıktan sonra, failin sonradan göstereceği pişmanlık, suçun oluşumuna etki etmez. Tehdit suçu için TCK'da 'etkin pişmanlık' gibi, suçu ortadan kaldıran veya cezada zorunlu indirim sağlayan özel bir düzenleme de bulunmamaktadır. Ancak, failin bu pişmanlık gösteren davranışı, cezanın bireyselleştirilmesi aşamasında hâkim tarafından dikkate alınabilir. TCK m. 61'e göre temel ceza belirlenirken, 'failin suçun işlenmesinden sonraki pişmanlığı' bir değerlendirme kriteridir. Ayrıca, TCK m. 62'de düzenlenen 'takdiri indirim nedenleri' kapsamında, failin yargılama sürecindeki olumlu tutumu ve pişmanlığı, verilecek cezadan indirim yapılması için bir gerekçe olarak kullanılabilir. Sonuç olarak, pişmanlık suçu ortadan kaldırmaz ama cezanın miktarını etkileyebilir.