Bir elektrik sayacındaki Sanayi Bakanlığı damgasını kırarak kaçak elektrik kullanan bir sanık, daha sonra borçtan dolayı elektriği kesilince dağıtım şirketinin taktığı mührü de kırarak kullanıma devam etmiştir. Bu sanığın eylemleri hukuken nasıl nitelendirilir? Her iki eylem de TCK m. 203 kapsamında mıdır?
Hayır, her iki eylem de TCK m. 203 kapsamında değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2016/112 sayılı kararına göre, Sanayi Bakanlığı tarafından sayacın standartlara uygunluğunu belirtmek için konulan damga, TCK m. 203 anlamında 'bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan' bir mühür değildir. Bu damganın kırılması, mühür bozma suçunu değil, şartları varsa karşılıksız yararlanma suçunun (kaçak elektrik) bir unsurunu oluşturur. İkinci eylemde ise, dağıtım şirketinin taktığı mührün TCK m. 203 kapsamında bir mühür olup olmadığı, şirketin özelleştirilip özelleştirilmediğine göre değişir. Eğer şirket Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 sayılı kararında belirtildiği gibi özelleştirilmiş bir şirket ise, kanunla verilmiş bir mühürleme yetkisi olmadığından bu eylem de TCK m. 203'ü oluşturmaz. Dolayısıyla sanık, sadece karşılıksız yararlanma suçundan sorumlu tutulabilir.