Bir belediye, satın aldığı bir hizmet aracının ayıplı çıkması üzerine Tüketici Mahkemesi'nde dava açmıştır. Metinde yer alan Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2011/14923 E. sayılı kararında, belediyenin 'tüketici' sayılamayacağı ve davanın genel mahkemelerde görülmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu kararın temelindeki 'tüketici' tanımını, TKHK m. 3/k'ya göre açıklayınız.
Bu kararın temelinde, TKHK m. 3/k'da yer alan 'tüketici' tanımı yatmaktadır. Bu maddeye göre tüketici, 'ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi'dir. Bir hukuki işlemin tüketici işlemi sayılabilmesi ve TKHK hükümlerinin uygulanabilmesi için, alıcının mal veya hizmeti kişisel, özel ihtiyaçları için, yani nihai tüketim amacıyla edinmiş olması gerekir. Yargıtay kararındaki olayda, davacı bir belediyedir. Belediye bir kamu tüzel kişisidir. Satın aldığı hizmet aracı, belediyenin kamu hizmetlerini (çöp toplama, yol yapımı vb.) yürütmek gibi 'mesleki' veya 'kamusal' faaliyetleri kapsamında kullanılacaktır. Bu alım, kişisel bir tüketim amacı taşımaz. Belediye, bu işlemde 'mesleki amaçlarla' hareket etmektedir. Bu nedenle, TKHK'daki tüketici tanımına uymamaktadır. Tüketici sayılmadığı için de, açtığı davanın Tüketici Mahkemesi'nde değil, uyuşmazlığın niteliğine göre genel mahkemelerde (Asliye Hukuk veya Asliye Ticaret) görülmesi gerekir. Karar, 'tüzel kişilerin' de tüketici olabileceğini ancak bunun için alımın mesleki faaliyetlerinin dışında, özel bir amaçla yapılması gerektiğini ortaya koymaktadır.