Metindeki bir Yargıtay kararında, sanığın eyleminin 'göçmenlerin yurt dışına çıkmalarına imkan sağlamaya teşebbüs' olduğu belirtilmiştir. 6008 sayılı Kanunla TCK m. 79/1'e eklenen 'teşebbüs halinde tamamlanmış gibi ceza verilir' hükmünden önceki ve sonraki dönem için, bu tespitin sanığın alacağı ceza üzerindeki etkisini karşılaştırınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30093

Bu tespitin sanığın alacağı ceza üzerindeki etkisi, suçun işlendiği tarihe göre tamamen farklıdır. 1) 6008 Sayılı Kanun Değişikliğinden Önceki Dönem (22.07.2010 öncesi): Bu dönemde TCK m. 79'da teşebbüse ilişkin özel bir hüküm yoktu. Bu nedenle genel hükümler uygulanırdı. Sanığın eyleminin 'teşebbüs' aşamasında kaldığının tespiti, TCK m. 35'in uygulanması anlamına gelirdi. Bu maddeye göre, failin alacağı cezada, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre 'dörtte birinden dörtte üçüne kadar' indirim yapılması zorunluydu. Dolayısıyla, bu dönemde 'teşebbüs' tespiti, sanık lehine ciddi bir ceza indirimi demekti. 2) 6008 Sayılı Kanun Değişikliğinden Sonraki Dönem (22.07.2010 sonrası): Bu değişiklikle TCK m. 79/1'e 'Suç, teşebbüs aşamasında kalmış olsa dahi, tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.' cümlesi eklendi. Artık bu tarihten sonra işlenen suçlarda, eylemin teşebbüs aşamasında kalmasının ceza miktarı açısından bir önemi kalmamıştır. Mahkeme, eylemin teşebbüs olduğunu tespit etse bile, TCK m. 35'teki indirimi uygulayamaz ve suça kanunda öngörülen tam cezayı vermek zorundadır. Kısacası, değişiklik öncesi 'teşebbüs' tespiti sanık lehine bir indirim nedeni iken, değişiklik sonrası bu tespitin ceza miktarına bir etkisi kalmamıştır.