Bir yağma eyleminde, fail mağdurun direncini kırmak için havaya bir el ateş etmiş, daha sonra da silahı mağdurun kafasına dayayarak cüzdanını almıştır. Bu olayda, silahın iki farklı şekilde (korkutma ve doğrudan tehdit) kullanılması, cezanın TCK m. 61'e göre bireyselleştirilmesinde nasıl bir rol oynar? Eylem tek bir nitelikli yağma suçu mu oluşturur?
Eylem, TCK m. 149/1-a'da düzenlenen tek bir 'silahla nitelikli yağma' suçu oluşturur. Silahın hem havaya ateş edilerek hem de mağdura doğrultularak kullanılması, birden fazla nitelikli halin varlığı anlamına gelmez; her iki hareket de 'silahla' işlenme unsurunun parçasıdır. Ancak, silahın bu şekilde birden fazla ve farklı yoğunlukta kullanılması, cezanın TCK m. 61'e göre bireyselleştirilmesinde önemli bir rol oynar. Hâkim, temel cezayı TCK m. 149'un öngördüğü 10-15 yıl aralığında belirlerken, TCK m. 61/1'de sayılan 'suçun işleniş biçimi' ve 'failin kastının yoğunluğu' gibi kriterleri dikkate alır. Silahın sadece gösterilmesi ile havaya ateş edilmesi ve ardından kişiye doğrultulması arasında, yaratılan tehlike ve korkunun yoğunluğu açısından bir fark vardır. İkinci durum, çok daha ağır bir haksızlık içeriğine sahiptir. Bu nedenle hâkim, bu durumu temel cezayı alt sınırdan (10 yıl) uzaklaştırıp üst sınıra (15 yıl) doğru tayin ederken bir 'ağırlaştırıcı neden' olarak değerlendirecektir.