Metindeki bir Yargıtay kararında (6. CD, 2016/4529 E.), cezaevindeki bir mahkumun başka bir mahkuma yazdığı mektupta, geçmişte yaptığı bir yardımı hatırlatarak ve 'bana ihanet edenler bir bir ölüyorlar' gibi ifadelerle para istemesi 'yağmaya teşebbüs' olarak nitelendirilmiştir. Bu eylemin neden tamamlanmış yağma değil de 'teşebbüs' olduğunu ve mektuptaki ifadelerin nasıl 'tehdit' unsuru oluşturduğunu açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30084

Bu eylemin 'teşebbüs' aşamasında kalmasının nedeni, yağma suçunun neticesi olan 'malın teslim alınması' veya 'zilyetliğin ele geçirilmesi'nin gerçekleşmemiş olmasıdır. Yağma suçu, malın alınmasıyla tamamlanan bir 'neticesi hareketten ayrılabilen' suçtur. Olayda fail, tehdit içeren bir mektup göndererek suçun icra hareketlerine başlamıştır. Ancak mağdur, bu tehdit üzerine parayı göndermemiş, yani malın teslimi gerçekleşmemiştir. Failin elinde olmayan bir nedenle (mağdurun parayı göndermemesi) suç tamamlanamamıştır. Bu nedenle eylem, TCK m. 35 uyarınca teşebbüs aşamasındadır. Mektuptaki ifadeler, 'örtülü' veya 'dolaylı' bir tehdit unsuru oluşturmaktadır. Fail, doğrudan 'para vermezsen seni öldürürüm' demese de, geçmişteki bir yardımı hatırlatarak bir minnet borcu iması yaratmakta ve hemen ardından 'bana ihanet edenler ölüyor' diyerek, para vermemesi halinde mağdurun da 'ihanet etmiş' sayılacağı ve benzer bir akıbete uğrayabileceği mesajını vermektedir. 'Adım sağ soyadım ölüm' ifadesi de bu tehdidi pekiştirmektedir. Bu ifadeler, mağdurun iç huzurunu bozmaya ve onu malını teslime zorlamaya yönelik, geleceğe dair bir kötülük vaadi içerdiği için tehdit unsurunu oluşturur.