Yağma suçunun (TCK m. 148) işlenmesi sırasında, failin mağduru basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralaması durumunda, faile hem yağma hem de kasten yaralama suçundan ayrı ayrı ceza verilir mi? TCK m. 149/2 hükmünün uygulama alanını ve 'birleşik suç' (TCK m. 42) ilkesiyle olan ilişkisini izah ediniz.
Hayır, bu durumda faile ayrıca kasten yaralama suçundan ceza verilmez. Yağma suçu, cebir veya tehdit ile hırsızlık suçlarının birleşmesinden oluşan bir 'birleşik suç'tur (TCK m. 42). Suçun unsuru olan 'cebir', kasten yaralama eylemini zaten içinde barındırır. Mağdura karşı kullanılan ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikteki bir yaralama, yağma suçunun cebir unsurunun doğal bir sonucudur ve yağma suçu içinde erir (tüketilir). Bu nedenle faile sadece yağma suçundan ceza verilir. TCK m. 149/2, bu kurala önemli bir istisna getirmiştir. Bu hükme göre, eğer yağma sırasında işlenen kasten yaralama, 'neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinden' birini (TCK m. 87'de sayılan; duyu veya organ kaybı, kemik kırığı, hayati tehlike vb.) oluşturursa, o zaman faile hem nitelikli yağma suçundan (TCK m. 149) hem de neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan (TCK m. 87) ayrı ayrı ceza verilir. Bu, kanun koyucunun, yağmanın unsuru olan basit cebri aşan ve mağdurun vücut bütünlüğünde ciddi zararlara yol açan eylemleri ayrıca ve daha ağır bir şekilde cezalandırma iradesini göstermektedir.