Ticari defterlerin delil olarak kullanılmasında, delilin "kesin delil" niteliği ile "takdiri delil" niteliği arasındaki farkı açıklayınız. HMK m. 222 bu bağlamda ticari defterleri nasıl konumlandırmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #300744

Kesin deliller (ikrar, senet, yemin, kesin hüküm), hakimi bağlayan ve hakimin aksi yönde karar vermesini engelleyen delillerdir. Takdiri deliller (tanık, bilirkişi raporu, keşif vb.) ise hakimi bağlamaz, hakim bunları serbestçe değerlendirir. Yargıtay 15. HD, 2016/4087 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, ticari defterler HMK'da kesin delil olarak düzenlenmiştir. Ancak bu kesin delil niteliği mutlak değildir; HMK m. 222'de sayılan katı şartların (usulüne uygun tutulma, onaylar, diğer tarafın defterleriyle uyum, aksinin kesin delille ispatlanmamış olması vb.) gerçekleşmesine bağlıdır. Bu şartlar gerçekleştiğinde, defter kayıtları hakim için bağlayıcı bir kesin delil niteliği kazanır. Şartlar gerçekleşmezse, defterler ancak sahibi aleyhine delil olabilir veya takdiri delil olarak değerlendirilebilir.