Bir inşaat şirketinin yönetim kurulu üyeleri, şirketin mali durumunun çok kötü olduğunu bilmelerine rağmen, yeterli teminat almadan riskli bir firmaya kredi açmışlar ve bu kredi geri ödenmeyerek şirket zarara uğramıştır. Şirketin, bu yöneticilere karşı açacağı sorumluluk davasında, yöneticilerin 'kusursuz olduklarını ispat etme' yükümlülüğünün hukuki dayanağı nedir? Yöneticilerin genel kurul tarafından 'ibra' edilmiş olmaları, bu sorumluluğu ortadan kaldırır mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30073

Yöneticilerin 'kusursuz olduklarını ispat etme' yükümlülüğünün hukuki dayanağı, Türk Ticaret Kanunu'nun (eski 6762 sayılı TTK m. 336, yeni 6102 sayılı TTK m. 553) yöneticilerin özen yükümlülüğüne ilişkin düzenlemeleridir. Bu maddelere göre, yönetim kurulu üyeleri görevlerini 'tedbirli bir yöneticinin özeniyle' yerine getirmek zorundadırlar. Kanun, bu özen yükümlülüğünün ihlali durumunda bir 'kusur karinesi' kabul eder. Yani, bir zarar ortaya çıkmışsa, bu zararın yöneticilerin kusurlu eyleminden kaynaklandığı varsayılır. Bu karineyi çürütme, yani 'kusursuz olduklarını' ispat etme yükü yöneticilere aittir. Genel kurul tarafından 'ibra' edilmiş olmaları, sorumluluğu her zaman ortadan kaldırmaz. Metindeki Yargıtay 11. HD, 2017/1267 E. sayılı kararda da belirtildiği gibi, ibranın geçerli olabilmesi için, ibraya konu olan işlemin (örneğimizde riskli kredi işlemi) bilançoda açıkça belirtilmiş olması ve genel kurulun bu işlemi bilerek ve bu bilgi ışığında ibra kararı vermesi gerekir. Eğer önemli ve zarara yol açan bir işlem bilançoda gizlenmiş veya genel kurulun bilgisine sunulmamışsa, bu konuda verilen ibra kararı geçersizdir ve yöneticilerin sorumluluğu devam eder.