İkinci el araç satışında, galeriden alınan aracın 'çalıntı' çıkması durumunda, alıcının satıcıya karşı başvurabileceği hukuki yol 'ayıba karşı tekeffül' (ayıplı mal) hükümleri midir, yoksa 'zapta karşı tekeffül' hükümleri midir? İki hukuki kurum arasındaki temel farkı ve görevli mahkemenin bu ayrıma göre nasıl belirleneceğini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30072

Bu durumda uygulanacak hukuki yol, 'zapta karşı tekeffül' hükümleridir. İki kurum arasındaki temel fark şudur: 1) Ayıba Karşı Tekeffül (Ayıplı Mal): Satılan malın kendisinde, fiziki, ekonomik veya hukuki bir eksiklik veya bozukluk olmasıdır. Örneğin, motorun arızalı olması 'maddi ayıp', aracın hacizli olması 'hukuki ayıp'tır. 2) Zapta Karşı Tekeffül (Gasp Sorumluluğu): Satılan mal üzerinde üçüncü bir kişinin, alıcının mülkiyet veya zilyetlik hakkını engelleyen veya sınırlayan üstün bir hak (mülkiyet hakkı, rehin hakkı vb.) iddia etmesi ve bu hakkını kullanarak malı alıcının elinden tamamen veya kısmen alması (zapt etmesi) durumudur. Aracın 'çalıntı' çıkması, aracın gerçek sahibinin (üçüncü kişinin) araç üzerinde alıcıdan daha üstün bir mülkiyet hakkına sahip olduğu anlamına gelir. Gerçek sahibin aracı talep etmesi ve alması, bir 'zapt' durumudur. Bu, malın kendisindeki bir bozukluk değil, mülkiyet hakkındaki bir sakatlıktır. Dolayısıyla zapta karşı tekeffül hükümleri (TBK m. 214 vd.) uygulanır. Görevli Mahkeme: Metinde, galeriden alınan aracın çalıntı çıkması halinde görevli mahkemenin yine 'Tüketici Mahkemesi' olduğu belirtilmiştir. Çünkü olay, bir 'tüketici işlemi'dir ve alıcı 'tüketici'dir. Tüketici mahkemesi, hem ayıptan hem de zaptan doğan uyuşmazlıklara bakmakla görevlidir.