Bir grup insan kaçakçısı, göçmenleri deniz yoluyla yurt dışına çıkarmaya çalışırken bindikleri bot alabora olmuş ve bazı göçmenler boğularak ölmüştür. Faillerin bu ölüm neticesinden dolayı cezai sorumluluğu ne olur? Bu eylem, 'göçmen kaçakçılığı' suçunun yanı sıra 'kasten öldürme', 'olası kastla öldürme' veya 'taksirle ölüme neden olma' suçlarından hangisi kapsamında değerlendirilmelidir? Tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30066

Bu durumda faillerin, göçmen kaçakçılığı suçunun yanı sıra, ölüm neticesinden dolayı da ayrıca sorumlu tutulmaları gerekir. Hukuki vasıflandırma, faillerin ölüm neticesine ilişkin manevi unsurlarına göre belirlenir. 1) Taksirle Ölüme Neden Olma (TCK m. 85): Failler, denize elverişli olmayan bir botla, kapasitesinin çok üzerinde insan taşıyarak, gerekli güvenlik önlemlerini (can yeleği vb.) almayarak, öngörülebilir bir netice olan 'boğularak ölme' riskini yaratmışlardır. Ancak amaçları öldürmek değildir. Bu dikkatsiz ve özensiz davranışları nedeniyle ölüm neticesi meydana gelmişse, en azından 'taksirle ölüme neden olma' suçundan sorumlu tutulurlar. 2) Bilinçli Taksirle Ölüme Neden Olma (TCK m. 22/3): Eğer failler, botun batma ve insanların ölme ihtimalini somut olarak öngörmelerine rağmen, 'bir şey olmaz, şansımıza batmaz' gibi bir düşünceyle, neticenin gerçekleşmeyeceğine dair bir özgüvenle hareket etmişlerse, bilinçli taksir söz konusu olur ve ceza artırılır. 3) Olası Kastla Öldürme (TCK m. 21/2, 81): Bu, en kuvvetli ihtimaldir. Failler, bu kadar tehlikeli bir yolculukta ölüm neticesinin meydana gelmesinin 'yüksek bir ihtimal' olduğunu öngörüp, bu sonucu umursamayarak, 'ölürlerse ölsünler, yeter ki biz paramızı alalım' şeklindeki bir kayıtsızlıkla hareket etmişlerse, 'olası kastla öldürme' suçundan sorumlu olurlar. Yargıtay, bu tür vakalarda genellikle olası kastın varlığını kabul etme eğilimindedir. Sonuç olarak, failler hem göçmen kaçakçılığı suçundan, hem de büyük olasılıkla 'olası kastla öldürme' suçundan ayrı ayrı (gerçek içtima) sorumlu tutulacaklardır.