TCK m. 79/2-b'ye göre, göçmen kaçakçılığı suçunun, mağdurların 'onur kırıcı bir muameleye maruz bırakılarak işlenmesi' cezayı artıran bir nitelikli haldir. Bu 'onur kırıcı muamele' kavramının kapsamını, AİHS m. 3'teki 'insanlık dışı veya aşağılayıcı muamele' yasağı ile ilişkilendirerek yorumlayınız. Göçmenlerin çok kalabalık ve havasız bir kamyon kasasında, tuvalet imkanı olmadan saatlerce taşınması bu kapsamda mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30057

'Onur kırıcı muamele' kavramı, AİHS m. 3'teki 'aşağılayıcı muamele' yasağı ile paralel yorumlanmalıdır. AİHM içtihatlarına göre aşağılayıcı muamele, kişinin korku, elem ve aşağılık duygularına kapılmasına yol açan, onu küçük düşüren ve alçaltan, onurunu kıran muamelelerdir. Fiziksel acı içermesi şart değildir, kişinin manevi bütünlüğüne ve insanlık onuruna yönelik bir saldırı olması yeterlidir. TCK m. 79/2-b'deki 'onur kırıcı muamele' de bu şekilde anlaşılmalıdır. Göçmenlerin çok kalabalık, havasız, hijyenik olmayan, tuvalet imkanı bulunmayan bir kamyon kasasında, insan onuruna yakışmayacak koşullarda saatlerce taşınması, açıkça bu nitelikli halin kapsamına girer. Bu durum, mağdurları sadece bir 'eşya' veya 'mal' gibi görerek, onların en temel insani ihtiyaçlarını ve onurlarını hiçe sayan bir muameledir. Bu koşullar, mağdurlarda korku, çaresizlik ve aşağılanma hissi yaratır. Dolayısıyla, bu taşıma şekli, suçun temel halini aşan, mağdurların onurunu ayrıca zedeleyen bir ağırlığa sahip olduğu için, cezayı artıran nitelikli hali oluşturur.