Bir hırsız, girdiği evde ev sahibinin uyanması üzerine paniğe kapılarak hiçbir şey çalamadan kaçmıştır. Kaçarken de ev sahibine 'Sakın polisi arama, ararsan geri gelir seni bulurum' demiştir. Failin eylemini, 'hırsızlığa teşebbüs' ve 'tehdit' suçları açısından ayrı ayrı değerlendiriniz. Bu olayda yağma suçundan bahsedilebilir mi?
Bu olayda yağma suçundan bahsedilemez. Failin eylemleri iki ayrı suçun unsurlarını taşımaktadır. 1) Hırsızlığa Teşebbüs (TCK m. 141, 142, 35): Fail, başkasına ait bir malı çalmak amacıyla konuta girerek suçun icra hareketlerine başlamış, ancak ev sahibinin uyanması gibi elinde olmayan bir nedenle eylemini tamamlayamamıştır. Bu durum, nitelikli hırsızlık suçuna (konutta işlendiği için TCK m. 142) teşebbüsü oluşturur ve TCK m. 35 uyarınca cezalandırılır. 2) Tehdit (TCK m. 106): Failin, hırsızlık eylemi bittikten sonra, kaçarken ev sahibine 'polisi arama, yoksa geri gelirim' demesi, hırsızlık fiilinden bağımsız, yeni bir hukuka aykırı eylemdir. Bu söz, kişinin iç huzurunu ve irade serbestisini hedef alan, geleceğe yönelik bir kötülük bildirimini içerir ve tehdit suçunu oluşturur. Yağma Suçunun Oluşmaması: Yağma suçunun oluşması için cebir veya tehdidin, malı almak veya alınmasına karşı koymamayı sağlamak 'amacıyla' ve hırsızlık fiili 'sırasında' kullanılması gerekir. Olayda tehdit, malı almak için değil, hırsızlık eylemi başarısız olduktan sonra yakalanmamak ve ihbar edilmemek amacıyla kullanılmıştır. Bu nedenle hırsızlık ve tehdit fiilleri arasında 'amaç-araç' ilişkisi yoktur. Dolayısıyla ortada tamamlanmış bir yağma suçu veya yağmaya teşebbüs değil, 'hırsızlığa teşebbüs' ve 'tehdit' suçlarının gerçek içtimaı vardır ve fail her iki suçtan ayrı ayrı cezalandırılır.