İkinci el aracını satan bir kişi, satıştan kısa bir süre sonra alıcı tarafından 'araç ayıplı' denilerek aranmış ve aralarında bir uyuşmazlık çıkmıştır. Satıcı, alıcıyı 'Eğer dava açarsan, seni ve aileni rahat bırakmam' diyerek tehdit etmiştir. Alıcı korkarak dava açmaktan vazgeçmiştir. Satıcının bu eylemi hangi suçu oluşturur? Bu suçun TCK m. 148'deki yağma ile bir ilgisi var mıdır?
Satıcının bu eylemi TCK m. 117'de düzenlenen 'İş ve çalışma hürriyetinin ihlali' suçu kapsamında değerlendirilebilecek unsurlar taşımakla birlikte, daha spesifik olarak TCK m. 282'de düzenlenen 'Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama' suçunun konusuna girmemekle birlikte, daha çok TCK m. 277'de düzenlenen 'Yargı görevi yapanı etkileme' veya TCK m. 106'daki 'Tehdit' suçunu oluşturur. En doğrudan uygulanacak hüküm TCK m. 106'daki tehdit suçudur. Fail, cebir veya tehdit kullanarak, bir kimseyi hukuki bir hakkını (dava açma hakkı) kullanmaktan vazgeçmeye zorlamaktadır. Bu durum, TCK m. 106/1'in ikinci cümlesindeki 'bir hakkı kullanmamasına' neden olma haline uymaktadır. Bu eylemin TCK m. 148'deki yağma ile doğrudan bir ilgisi yoktur. Çünkü yağma suçunda, cebir veya tehdit 'bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmak' amacıyla kullanılır. Burada ise amaç, bir malı almak değil, kişinin anayasal bir hakkı olan 'dava açma hakkını' kullanmasını engellemektir. Korunan hukuki değerler farklıdır; yağmada malvarlığı ve kişi özgürlüğü, burada ise kişinin irade serbestisi ve hak arama hürriyeti korunmaktadır. Dolayısıyla fail, 'tehdit' suçundan cezalandırılmalıdır.