Yağma suçunun (TCK m. 148) konusunu 'taşınır bir mal' oluşturur. Bir bilişim sistemindeki 'kripto para' veya bir online oyun hesabındaki 'değerli sanal eşyalar', cebir veya tehdit kullanılarak sahibinden alınırsa bu eylem yağma suçunu oluşturur mu? 'Mal' ve 'taşınırlık' kavramlarını ceza hukuku dogmatiği açısından tartışınız.
Bu konu, ceza hukuku doktrininde tartışmalıdır ancak modern yorumla yağma suçunun oluştuğu kabul edilmelidir. Klasik anlamda 'mal', fiziksel varlığı olan, somut bir şeydir. Ancak ceza hukuku, ekonomik bir değere sahip ve üzerinde hakimiyet kurulabilen her şeyi 'mal' olarak kabul etme eğilimindedir. Kripto paralar veya sanal eşyalar, maddi bir varlığa sahip olmasalar da; 1) Ekonomik bir değere sahiptirler. 2) Devredilebilir ve üzerinde tasarruf edilebilir niteliktedirler. 3) Bilişim sistemleri aracılığıyla bir yerden bir yere aktarılabilirler, yani 'taşınır' niteliktedirler. Metinde de belirtildiği gibi 'üzerinde şahısların hakimiyet sağlayabilecekleri, insan dışı, sınırlanabilen' her şey maldır. Kripto paralar, özel anahtarlar (private key) aracılığıyla kontrol edilebilir ve bu anahtarların cebir/tehditle ele geçirilmesi, mal üzerinde hakimiyet kurulması anlamına gelir. Yargıtay'ın henüz bu konuda yerleşik bir içtihadı olmasa da, hırsızlık suçunda elektrik enerjisini veya banka hesabındaki parayı mal kabul eden yaklaşımın, yağma suçunda da dijital varlıklar için geçerli olması gerektiği savunulabilir. Dolayısıyla, cebir veya tehditle bir kişinin kripto para cüzdanının şifrelerinin alınıp paraların transfer edilmesi, yağma suçunun unsurlarını oluşturur.