Bir kişi, borçlusundan olan 10.000 TL'lik alacağını tahsil etmek amacıyla, borçlusunu 'parayı ödemezsen ailene zarar veririm' diyerek tehdit etmiş ve 10.000 TL'yi almıştır. Başka bir olayda ise aynı kişi, aynı alacak için borçlusuna 'parayı ödemezsen seni polise şikayet ederim' şeklinde bir tehditte bulunmuştur. Her iki tehdit eyleminin TCK m. 150/1 çerçevesinde hukuki niteliğini ve sonuçlarını karşılaştırınız.
Her iki olayda da 'bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacı' vardır ve TCK m. 150/1'in uygulanma alanı tartışılmalıdır. Ancak sonuçları farklıdır. 1) 'Ailene zarar veririm' Tehdidi: Bu tehdit, TCK m. 106'da tanımlanan ve başlı başına suç olan bir tehdittir. Fail, alacağını tahsil etmek için hukuka aykırı bir araç (tehdit) kullanmıştır. Bu durumda TCK m. 150/1 uygulanır ve fail yağma suçundan değil, 'tehdit' suçundan (TCK m. 106) cezalandırılır. Eylem, alacak tahsili amacıyla işlendiği için daha az cezayı gerektiren bir durum olarak kabul edilmiştir. 2) 'Seni polise şikayet ederim' Tehdidi: Bu ifade, bir hakkın (şikayet hakkının) kullanılacağının bildirilmesidir ve kural olarak hukuka aykırı bir tehdit değildir. Bir hakkın kullanılacağının söylenmesi, TCK m. 106 anlamında bir 'kötülük' oluşturmaz. Dolayısıyla bu eylem, TCK m. 150/1 kapsamında dahi olsa, unsurları oluşmadığı için tehdit suçunu oluşturmaz. Failin bu eylemden dolayı cezai sorumluluğu doğmaz. Sonuç olarak, ilk eylem TCK m. 150/1 yollamasıyla tehdit suçunu oluştururken, ikinci eylem hukuka uygun bir davranış olduğu için herhangi bir suç oluşturmaz.