Bir hukuk davasında davacı, dava dilekçesiyle birlikte sunduğu adli yardım talebinde, yoksulluğunu ispatlamak için sadece muhtarlıktan alınmış bir 'fakirlik belgesi' sunmuştur. HMK m. 336/2'deki düzenleme ve metindeki açıklamalar ışığında, bu belgenin tek başına adli yardım talebinin kabulü için yeterli olup olmadığını değerlendiriniz.
Tek başına yeterli değildir. Metinde de belirtildiği gibi, eski 1086 sayılı HUMK'ta yer alan ve günümüzde yeterli bir ispat aracı olma özelliğini yitirmiş olan 'fakirlik şahadetnamesi' sunma zorunluluğu, yeni 6100 sayılı HMK ile kaldırılmıştır. HMK m. 336/2, talepte bulunan kişinin 'yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri' mahkemeye sunmasını istemektedir. Bu ifade, tek bir belgeye değil, kişinin mali durumunu bütüncül olarak ortaya koyan belgelere işaret eder. Muhtarlıktan alınan fakirlik belgesi, kişinin mali durumu hakkında sadece bir kanaat bildiren, çoğu zaman güncel ve objektif verilere dayanmayan bir belgedir. Mahkemenin, kişinin gerçekten adli yardıma muhtaç olup olmadığını değerlendirebilmesi için, SGK hizmet dökümü, tapu kaydı, araç kaydı, banka hesap dökümleri, maaş bordrosu, vergi levhası (varsa) gibi daha somut ve objektif belgelere ihtiyacı vardır. Dolayısıyla, sadece fakirlik belgesi sunulması, mahkemenin ek belgeler istemesine veya talebi yetersiz delil nedeniyle reddetmesine yol açabilir. Hâkimde, kişinin yoksulluğuna dair makul bir kanaat oluşması esastır.