Yağma suçunun 'suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla' (TCK m. 149/1-g) işlenmesi ile 'var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak' (TCK m. 149/1-f) işlenmesi arasındaki fark nedir? Her iki nitelikli halin aynı olayda birlikte uygulanması mümkün müdür?
İki nitelikli hal arasındaki temel fark, failin örgütle olan ilişkisi ve suçun işleniş biçimidir. 1) Suç Örgütüne Yarar Sağlamak Maksadıyla (g bendi): Bu halde fail, bir suç örgütünün üyesi veya en azından örgüt adına hareket eden bir kişidir. Eylemi, örgütün mali kaynaklarını artırmak, faaliyetlerini finanse etmek gibi amaçlarla, yani doğrudan örgüte bir fayda sağlamak amacıyla gerçekleştirir. Burada failin 'örgütle bağlantılı' olması esastır. 2) Örgütün Korkutucu Gücünden Yararlanma (f bendi): Bu halde ise failin bir suç örgütüyle gerçek bir bağlantısı olması şart değildir. Fail, mağduru tehdit ederken, belli bir suç örgütünün adını kullanarak veya kendisini o örgüte mensupmuş gibi tanıtarak, mağdur üzerinde daha yoğun bir korku yaratmayı amaçlar. Burada kullanılan, örgütün kendisi değil, toplumdaki 'korkutucu imajı'dır. Fail, 'Ben X mafyasındanım' diyerek mağduru korkutabilir, o mafyayla hiçbir ilgisi olmasa bile. Bu iki nitelikli halin aynı olayda birlikte uygulanması teorik olarak mümkündür. Örneğin, bir suç örgütü üyesi olan fail, hem örgüte yarar sağlamak amacıyla hem de bu eylemi gerçekleştirirken mensubu olduğu örgütün adını kullanarak mağduru tehdit ederse, her iki nitelikli halin de koşulları gerçekleşmiş olur. Ancak cezanın belirlenmesinde, bu durum TCK m. 61 uyarınca temel cezanın alt sınırdan uzaklaştırılarak tayin edilmesinde bir ağırlaştırıcı neden olarak dikkate alınır; ceza iki kez artırılmaz.