Bir kavga sırasında fail, mağdura öldürme kastıyla ateş etmiş ancak kurşun mağdura isabet etmemiştir. Mağdur, kurşun sesinden korkarak kaçarken düşüp başını çarpmış ve bu nedenle ölmüştür. Failin cezai sorumluluğunu, 'kasten öldürmeye teşebbüs' ve 'taksirle ölüme neden olma' suçları açısından, nedensellik bağı ve objektif isnadiyet teorisi çerçevesinde tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30036

Bu olayda failin cezai sorumluluğu karmaşıktır ve iki ayrı suç açısından değerlendirilmelidir. 1) Kasten Öldürmeye Teşebbüs (TCK m. 81, 35): Fail, öldürme kastıyla hareket etmiş ve bu amaca uygun bir icra hareketi olan ateş etme eylemini gerçekleştirmiştir. Neticenin (ölümün) kurşunla değil, başka bir sebeple meydana gelmesi, öldürmeye teşebbüs suçunun oluşmasına engel değildir. Ateş etme eylemi, öldürme suçunu işlemeye elverişli bir icra hareketidir. Bu nedenle fail, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan sorumlu tutulmalıdır. 2) Netice (Ölüm) Açısından Sorumluluk: Mağdurun ölümü, failin doğrudan eylemi (ateş etme) ile değil, kaçarken düşmesi sonucu gerçekleşmiştir. Burada nedensellik bağı ve objektif isnadiyetin tartışılması gerekir. 'Şart teorisine' göre, failin ateş etme eylemi olmasaydı mağdur kaçmayacak ve düşüp ölmeyecekti; dolayısıyla bir nedensellik bağı vardır. Ancak 'objektif isnadiyet' teorisine göre, sonucun faile yüklenebilmesi için, failin eyleminin yarattığı hukuka aykırı riskin neticede gerçekleşmesi ve bu neticenin de hukuki normun koruma alanı içinde olması gerekir. Mağdurun kendi hareketiyle (kaçarken düşmesi) ölüme neden olması, failin yarattığı riskin tipik bir sonucu değildir. Bu, 'nedensellik bağında atipik bir sapma' olarak kabul edilebilir. Mağdurun ölümü, failin taksirli bir eyleminden dahi kaynaklanmamaktadır. Fail, mağdurun düşüp ölebileceğini öngörmesi beklenemez. Bu nedenle, ölüm neticesi faile objektif olarak isnat edilemez. Fail, 'taksirle ölüme neden olma' suçundan sorumlu tutulamaz. Sonuç olarak, fail sadece 'kasten öldürmeye teşebbüs' suçundan cezalandırılmalıdır.