Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2009/14536 E. sayılı kararında, 'yurt dışına yasadışı yollardan gitmek isteyen göçmenlerin birkaç günlüğüne geçici olarak evde barındırılmasının da ülkede kalmalarına imkan sağlama olarak kabul edilemeyeceği' belirtilmiştir. Bu kararın, göçmen kaçakçılığı suçunun seçimlik hareketlerinin yorumlanmasındaki önemini ve bu yorumun suçun teşebbüs aşamasıyla olan ilişkisini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30035

Bu karar, TCK m. 79'daki seçimlik hareketlerin yorumlanmasında 'failin ve göçmenin nihai amacının' önemini vurgulaması açısından kritiktir. Yargıtay, suçun unsurlarını dar yorumlamaktadır. 'Ülkede kalmaya imkan sağlama' (TCK m. 79/1-a) fiili, Türkiye'de kalıcı veya süresiz olarak kalmak isteyen bir göçmene yönelik eylemleri ifade eder. Eğer göçmenlerin asıl amacı Türkiye'yi bir transit ülke olarak kullanarak başka bir ülkeye gitmekse, bu göçmenlerin yolculukları sırasında geçici olarak bir evde barındırılması, 'yurt dışına çıkmalarına imkan sağlama' (TCK m. 79/1-b) suçunun bir parçasıdır. Bu yorumun teşebbüsle ilişkisi şudur: Eğer barındırma eylemi, 'ülkede kalmaya imkan sağlama' olarak kabul edilseydi, göçmenler eve yerleştirildiği anda suç tamamlanmış olurdu. Ancak Yargıtay, bunu 'yurt dışına çıkışa imkan sağlama'nın bir parçası olarak gördüğü için, göçmenler henüz yurt dışına çıkarılamadan yakalanmışlarsa, eylemin 'teşebbüs' aşamasında kaldığını kabul etmektedir. Nitekim kararda da eylemin 'göçmenlerin yurt dışına çıkmalarına imkan sağlamaya teşebbüs aşamasında kaldığı' belirtilmiştir. Bu yorum, özellikle 6008 sayılı Kanun değişikliğinden önceki olaylar için, faillerin TCK m. 35'ten indirim almasını sağlıyordu.