İkinci el araç satışında alıcı, aracı aldıktan 25 ay sonra motorunda gizli bir ayıp olduğunu fark etmiştir. Satıcı, TKHK m. 12'ye göre iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu ileri sürmektedir. Ancak alıcı, satıcının bu ayıbı 'hile' ile gizlediğini iddia etmektedir. Hile iddiasının zamanaşımına etkisini ve bu iddianın ispatının kime ait olduğunu açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30033

TKHK m. 12/3'te 'Ayıp, ağır kusur ya da hile ile gizlenmişse zamanaşımı hükümleri uygulanmaz.' şeklinde açık bir düzenleme bulunmaktadır. Dolayısıyla, eğer alıcının 'hile' iddiası doğru ise, satıcı iki yıllık zamanaşımı def'inden yararlanamaz. Bu durumda alıcı, 25 ay sonra dahi olsa, ayıba dayalı haklarını kullanabilir. Hile, satıcının, araçtaki ayıbı bilerek ve kasıtlı olarak alıcıdan gizlemeye yönelik aldatıcı eylemleridir. Örneğin, motor arızasını geçici olarak bastıran bir kimyasal kullanmak veya arıza ışığını söndürmek gibi eylemler hile teşkil eder. Bu durumda ispat yükü yer değiştirir. Normalde zamanaşımının dolduğunu satıcı ispatlar. Ancak alıcı, zamanaşımının uygulanmaması gerektiğini, çünkü ayıbın hile ile gizlendiğini iddia ediyorsa, bu 'hile' olgusunu ispat etme yükümlülüğü kendisine, yani alıcıya düşer. Alıcı, hileyi tanık, belge, uzman görüşü gibi delillerle ispatlarsa, zamanaşımı engeli ortadan kalkar.