TCK m. 301, 'Türk Milletini... alenen aşağılayan kişi' ifadesini kullanmaktadır. Bir köşe yazarının, Türkiye'de yaşayan belirli bir etnik veya dini gruba yönelik ağır ve aşağılayıcı ifadeler kullanması, TCK m. 301 kapsamında 'Türk Milletini aşağılama' suçunu oluşturur mu? Yoksa bu eylem, TCK m. 216'da düzenlenen 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama' suçu kapsamında mı değerlendirilmelidir? İki suç arasındaki ayrımı tartışınız.
Bu eylemin TCK m. 301 kapsamında değerlendirilmesi zordur ve daha çok TCK m. 216 kapsamına girer. İki suç arasındaki temel fark, korunan hukuki değer ve suçun konusudur. TCK m. 301, 'Türk Milleti'ni bir bütün olarak, yani devleti kuran ve egemenliği elinde tutan siyasi ve tarihi bir varlık olarak korur. Suçun konusu, milletin kolektif onur ve saygınlığıdır. TCK m. 216 ise, toplumun iç barışını korumayı amaçlar ve halkın 'sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini' hedef alan aşağılayıcı eylemleri cezalandırır. Sorudaki örnekte, yazar 'Türk Milleti'nin tamamını değil, onun içindeki belirli bir etnik veya dini kesimi hedef almaktadır. Bu durum, milletin bütünlüğüne değil, toplumun farklı kesimleri arasındaki barışa ve o kesimin onuruna yönelik bir saldırıdır. Dolayısıyla eylem, TCK m. 216/2'de tanımlanan 'halkın bir kesimini... alenen aşağılama' suçunun unsurlarını taşımaktadır. TCK m. 301'in uygulanabilmesi için ifadenin, milletin ortak ve bütünsel kimliğine yönelik bir aşağılama içermesi gerekir.