Bir ceza davasında yargılamayı yapan hâkimin, soruşturma aşamasında sanık hakkında 'yurt dışına çıkış yasağı' şeklinde bir adli kontrol kararı vermiş olduğu anlaşılmıştır. Bu durum, CMK m. 23/2'de yer alan 'Aynı işte soruşturma evresinde görev yapmış bulunan hâkim, kovuşturma evresinde görev yapamaz.' yasağı kapsamına girer mi? Tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30027

Bu durum, CMK m. 23/2'deki yasak kapsamına girer ve hâkimin kovuşturma evresinde görev yapmasına engeldir. CMK m. 23/2'deki 'soruşturma evresinde görev yapmış olma' ifadesi geniş yorumlanmalıdır. Bu, sadece soruşturmayı yürüten sulh ceza hâkimi olmayı değil, aynı zamanda soruşturma aşamasında delillerin toplanması veya koruma tedbirleri gibi esasa etki edebilecek herhangi bir karar vermiş olmayı da kapsar. Yurt dışına çıkış yasağı gibi bir adli kontrol kararı, şüphelinin suç işlediğine dair 'kuvvetli şüphe'nin varlığına dayanılarak verilir. Soruşturma aşamasında böyle bir karar veren hâkim, dava dosyası hakkında önceden bir kanaat edindiği, sanığın suçluluğu konusunda bir önyargıya sahip olabileceği ve dolayısıyla kovuşturma aşamasında 'tarafsız' olamayacağı kabul edilir. Bu, hâkimin tarafsızlığına ilişkin objektif görünümü zedeler. AİHM'in tarafsızlık ilkesine ilişkin kararları da bu yöndedir. Hâkimin, bir dava hakkında önceden bir görüş oluşturduğu izlenimini veren herhangi bir faaliyette bulunmuş olması, tarafsızlığına gölge düşürür. Dolayısıyla, soruşturmada adli kontrol kararı veren bir hâkimin aynı davada kovuşturma yapması, CMK m. 23/2'ye aykırılık teşkil eden bir 'mutlak bozma nedeni'dir (CMK m. 289/1-a).