Gerekçeli karar hakkının, CMK m. 289/1-g uyarınca 'hukuka kesin aykırılık' hallerinden biri sayılmasının, kanun yolu denetimi açısından ne gibi sonuçlar doğurduğunu açıklayınız. İstinaf veya temyiz mercii, gerekçesiz bir hükümle karşılaştığında nasıl bir yol izlemelidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30025

Hükmün gerekçesiz olması, CMK m. 289/1-g uyarınca 'mutlak bozma nedeni' sayılan bir hukuka kesin aykırılık halidir. Bunun kanun yolu denetimi açısından sonuçları şunlardır: 1) Resen Dikkate Alınma: Bu durum, taraflarca ileri sürülmese bile, istinaf veya temyiz mercii tarafından kendiliğinden (resen) dikkate alınır. 2) Başka Hususun İncelenmemesi: Kanun yolu mercii, hükmün gerekçesiz olduğunu tespit ettiğinde, davanın esasına veya diğer hukuka aykırılık iddialarına girmeden, doğrudan bu sebeple hükmün bozulmasına karar vermelidir. Çünkü gerekçenin olmaması, hükmün hukuki ve fiili temelinin ne olduğunun anlaşılamaması anlamına gelir ki bu durum, diğer yönlerden bir denetim yapılmasını imkansız kılar. 3) Doğrudan Bozma Kararı: İstinaf veya temyiz mercii, 'hükmün gerekçesiz olması nedeniyle CMK m. 289/1-g uyarınca bozulmasına' şeklinde bir karar verir ve dosyayı yeniden karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderir. İlk derece mahkemesi, usulüne uygun, gerekçeli yeni bir hüküm kurmak zorundadır. Bu kural, adil yargılanma hakkının ve denetim mekanizmasının temel bir güvencesidir.