Süre tutum dilekçesi'nin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda (HMK) bir karşılığı olup olmadığını ve bu uygulamanın ortaya çıkış nedenini, özellikle kanun yolu sürelerinin 'tefhim' ile başladığı hallerle ilişkilendirerek açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30023

'Süre tutum dilekçesi'nin mevcut 6100 sayılı HMK'da herhangi bir yasal dayanağı yoktur. Metinde de belirtildiği gibi bu müessese, mülga Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'ndaki bir düzenlemenin kaldırılmasıyla hukuken ortadan kalkmıştır. Bu uygulamanın ortaya çıkış nedeni, bazı özel kanunlarda (örneğin İcra ve İflas Kanunu, İş Mahkemeleri Kanunu) ve ceza muhakemesinde (CMK m. 273, 291) kanun yolu (istinaf/temyiz) başvuru sürelerinin, hükmün 'tefhimi' (duruşmada yüze karşı okunması) ile başlamasıdır. Mahkemeler genellikle duruşmada sadece hüküm sonucunu içeren 'kısa kararı' tefhim etmekte, gerekçeli kararı ise daha sonra yazıp tebliğ etmektedirler. Taraf veya vekili, kararın hukuki ve fiili gerekçelerini bilmeden, sadece sonuçtan haberdar olarak kanun yoluna başvurmak zorunda kalmaktadır. Süreyi kaçırma endişesiyle, yasal dayanağı olmamasına rağmen, süre içinde 'kanun yoluna başvurma iradesini' belli eden ve gerekçeli nedenlerini daha sonra bildireceğini belirten bir 'süre tutum dilekçesi' verme pratiği gelişmiştir. Bu, tamamen uygulamadan kaynaklanan ve kanuni temeli olmayan bir 'savunma refleksi'dir.