Bir kavga sırasında fail, mağdurun kafasına defalarca ve çok şiddetli tekmeler atmış, mağdur bilincini kaybedip hareketsiz kalmasına rağmen eylemine devam etmiş ve mağdur bu darbeler sonucu beyin kanamasından ölmüştür. Fail savunmasında 'öldürme kastım yoktu, sadece dersini vermek istedim' demiştir. Bu durumda failin kastı, kasten öldürme (TCK m. 81) mi, olası kastla öldürme (TCK m. 21/2) mi, yoksa neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (TCK m. 87/4) mı olarak değerlendirilmelidir? Metindeki Yargıtay kararları ışığında bir analiz yapınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30016

Bu durumda failin eyleminin 'kasten öldürme' olarak değerlendirilmesi kuvvetle muhtemeldir. Failin sübjektif beyanı ('öldürme kastım yoktu') tek başına yeterli değildir; kast, dış dünyaya yansıyan objektif hareketlerden çıkarılır. Metinde analiz edilen Yargıtay 1. Ceza Dairesi kararı (2021/13263 E.) ve YCGK'nın 12.06.1995 tarihli kararında da belirtildiği gibi; darbelerin şiddeti, sürekliliği, hayati bir bölge olan kafaya yönelmesi ve mağdurun kendini savunamayacak duruma gelmesine rağmen eyleme devam edilmesi, öldürme kastının varlığına işaret eden en önemli göstergelerdir. Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (TCK m. 87/4) için failin kastının yaralamaya yönelik olması, ölüm neticesinin ise taksirle (öngörülebilir olmasına rağmen istenmemesi) gerçekleşmesi gerekir. Oysa bu kadar şiddetli ve hayati bölgeye yönelik tekrarlanan darbelerde ölüm neticesi öngörülebilir olmanın ötesinde, 'muhakkak' veya 'yüksek olasılık' düzeyindedir. Bu durumda en azından 'olası kastla öldürme' (TCK m. 21/2) söz konusudur. Olası kast, failin neticenin meydana gelmesini öngörmesine rağmen 'olursa olsun' diyerek eylemi gerçekleştirmesidir. Ancak Yargıtay, bu tür vakalarda, eylemin niteliği ve yoğunluğu nedeniyle ölüm neticesinin fail tarafından doğrudan istendiği veya en azından muhakkak kabul edildiği sonucuna vararak, eylemi genellikle doğrudan 'kasten öldürme' (TCK m. 81) olarak vasıflandırma eğilimindedir. Özellikle Yargıtay 1. CD'nin 26.04.2011 tarihli kararında 'ölümün beklenir sonuç haline geldiği' durumlarda kasten öldürme suçunun oluşacağı belirtilmiştir.