Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 05.04.2011 tarihli kararında vurgulanan, 'yasal olmayan yollardan yurt dışına çıkartılmak istenen bir göçmenin, bu amacın gerçekleştirilmesi için geçici olarak bir evde veya otelde saklanması' eyleminin, TCK m. 79/1-a'daki 'ülkede kalmasına imkân sağlama' mı yoksa TCK m. 79/1-b'deki 'yurt dışına çıkmasına imkân sağlama' mı kapsamında değerlendirileceği tartışmasını açıklayınız. Bu ayrımın hukuki önemi nedir?
Yargıtay CGK, bu eylemin 'yurt dışına çıkmasına imkân sağlama' (TCK m. 79/1-b) suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Ayrımın temelinde failin ve göçmenin nihai amacı yatmaktadır. 'Ülkede kalmasına imkân sağlama' (TCK m. 79/1-a) seçimlik hareketi, başka bir ülkeye gitme amacı olmayan ve Türkiye'de sürekli olarak kalmak isteyen göçmenler için barınak, sahte kimlik, iş vb. temin etme eylemlerini kapsar. Burada amaç, göçmenin Türkiye'deki yasadışı varlığını sürdürmesini sağlamaktır. Buna karşılık, göçmenlerin nihai amacı başka bir ülkeye (genellikle bir Avrupa ülkesine) geçmek ise ve Türkiye sadece bir 'transit' ülke olarak kullanılıyorsa, bu göçmenlerin yolculukları sırasında geçici olarak bir evde veya otelde barındırılması, nihai amaç olan 'yurt dışına çıkışa' hizmet eden bir hazırlık veya icra hareketidir. Dolayısıyla bu eylem, 'yurt dışına çıkmasına imkân sağlama' suçunun bir parçasını oluşturur. Bu ayrım, suçun vasıflandırılması ve eylemin bütün olarak değerlendirilmesi açısından önemlidir. Özellikle, birden fazla eylem (ülkeye sokma, barındırma, sınıra taşıma) tek bir 'yurt dışına çıkışa imkan sağlama' suçunun parçaları olarak kabul edilebilir ve bu durum zincirleme suç gibi tartışmaları da etkileyebilir.