İkinci el araç satışında alıcı, aracı satın aldıktan sonra ayıplı olduğunu fark etmiş ve satıcıya karşı dava açmıştır. Dava devam ederken, alıcı aracı başka bir kişiye satmıştır. Bu durum, alıcının açtığı davanın seyrini nasıl etkiler? Alıcının hakları devam eder mi?
Alıcının dava sürerken aracı satması, davasını tamamen sonuçsuz bırakmaz ancak taleplerini etkileyebilir. Metinde de belirtildiği gibi, 'dava tarihi itibariyle ayıptan dolayı kanuni haklarını kullanan alıcının araca malik olması gerekmektedir.' Alıcı, dava açtığı tarihte malik olduğundan dava ehliyeti vardır. Ancak, seçimlik haklarından 'sözleşmeden dönme' veya 'ayıpsız misli ile değiştirme' gibi aracın iadesini gerektiren hakları kullanması artık fiilen imkansız hale gelir. Çünkü bu hakların kullanımı, ayıplı malın satıcıya geri verilmesine bağlıdır. Bunun yerine alıcı, davasını 'ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme' (TBK m. 227/1-b) veya 'ayıptan doğan zararının tazmini' (TBK m. 227/2) taleplerine dönüştürebilir. Özellikle, aracı ayıbı nedeniyle değerinin altında satmak zorunda kalmışsa, bu satıştan doğan zararını (ilk alış fiyatı ile ikinci satış fiyatı arasındaki fark ve diğer masraflar) satıcıdan talep edebilir.